ABD’nin Irak’tan çekilmesi Ürdün’ün askerî rolünü değiştirdi: Dört cephede risk

Ürdün’de ABD askerî varlığı, Irak’taki misyonun bitmesiyle yeniden tartışılıyor. Ali Hicazi, Amman’ın lojistik görevleriyle İran, Suriye ve Batı Şeria risklerini inceledi.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Ürdün’de ABD askerî varlığı, Amerikan kuvvetlerinin Irak’taki IŞİD karşıtı misyonunu 30 Eylül 2026’da tamamlamasının ardından yeni bir bölgesel değerlendirmeye konu oldu. Al Jazeera Araştırmalar Merkezi için 15 Ekim’de yazan Ali Hicazi, Amman’ın Suriye ve Irak bağlantılı operasyonlarda artan lojistik işlevini İran’la gerilim, Batı Şeria ve güney Suriye’deki gelişmelerle birlikte inceliyor. Ürdün’ün Washington’la güvenlik ortaklığı, başkent yönetiminin diplomatik hareket alanı ve sınır güvenliği üzerine yeni baskılar yaratıyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) 30 Eylül tarihli açıklamasına göre Amerikan personeli ve ekipmanı Erbil Hava Üssü’nden ayrıldı; Irak’taki Operation Inherent Resolve misyonu sona erdi. CENTCOM, IŞİD’e karşı Suriye’de yürütülen faaliyetin Ürdün merkezli Combined Joint Task Force–Operation Inherent Resolve (CJTF-OIR) tarafından sürdürüleceğini bildirdi. Irak’la güvenlik ilişkisinin bundan sonraki çerçevesi ikili savunma işbirliği olarak açıklandı.

Ürdün’de ABD askerleri ve görev gücünün merkezi

CENTCOM’un 11 Ağustos tarihli komuta değişikliği duyurusu, CJTF-OIR karargâhının Ürdün’de bulunduğunu belirtiyordu. Eylül sonunda değişen unsur, Irak’taki Amerikan askerî varlığının çekilme takvimi kapsamında sona ermesiydi. Böylece Ürdün’den sürdürülen Suriye misyonu daha belirgin hâle geldi. Ağustos kaydı görev gücünün konumunu; eylül kaydı ise Irak’taki faaliyetlerin sona ermesini belgeliyor. Komuta değişikliğinde Tümgeneral Kevin Lambert, görevi Tuğamiral Liam Hulin’e devretti; CENTCOM aynı açıklamada görev gücünün IŞİD’e karşı ortaklarına danışmanlık verdiğini ve onları desteklediğini kayda geçirdi. Bu kayıt Eylül’deki çekilme duyurusundan yedi hafta önce yayımlandı.

Reuters’ın 30 Eylül tarihli haberinde, ABD birliklerinin Irak’tan ayrılışı ve IŞİD’in yeniden güçlenmesi ile İran bağlantılı silahlı grupların etkinliği hakkındaki kaygılar aktarıldı. Irak güvenlik güçleri ülkedeki başlıca sorumluluğu üstlenirken Washington Suriye’deki IŞİD karşıtı operasyonları bölgedeki ortaklarıyla sürdürüyor. CENTCOM’un açıklaması, Ürdün’deki lojistik görevler kapsamında Suriye’deki IŞİD karşıtı misyonun devamını doğruluyor.

2021 savunma anlaşmasının kapsamı

Washington ile Amman arasındaki askerî işbirliğinin hukuki temellerinden biri 2021 savunma anlaşması. ABD Kongre Araştırma Servisinin Ocak 2026 tarihli Ürdün raporuna göre anlaşma, üzerinde mutabık kalınan tesis ve alanların eğitim, transit, ikmal, uçaklara yakıt sağlama, bakım, haberleşme ve acil durum operasyonlarında kullanımını düzenliyor. Ürdün Hava Kuvvetlerine ait Muvaffak Salti Hava Üssü de bu işbirliği ağında adı geçen tesislerden. Savunma anlaşması, ikili işbirliğinin Ürdün’deki mutabık kalınmış tesislerde yürütülmesini öngörüyor.

Aynı Kongre raporu, 2026 yılı başına ilişkin değerlendirmesinde Ürdün’de yaklaşık dört bin Amerikan askerinin bulunduğunu bildiriyordu. Ürdün’de ABD askerlerinin yaklaşık dört bin kişilik mevcudu, Ocak 2026 tarihli Kongre raporundaki dönemsel tahmindir. Araştırmacı Hicazi, Amerikan kuvvetlerinin ikmal ve istihbarat ihtiyaçlarının artmasının Ürdün’ü bölgesel operasyon ağında daha işlevsel bir konuma yerleştirdiğini savunuyor. Ürdün’de ABD askerlerinin statüsü ve görevleri, iki ülkenin imzaladığı askerî işbirliği metniyle düzenleniyor.

İran’la ilişkilerde Amman’ın açıkladığı sınır

Ürdün Dışişleri Bakanlığının 2 Şubat 2026 tarihli açıklamasında Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi’ye ülkesinin İran’a karşı askerî operasyonlara başlangıç noktası olarak kullanılmasına izin vermeyeceğini söyledi. Aynı açıklamada Ürdün hava sahasının ihlaline karşı gerekli önlemlerin alınacağı belirtildi. Amman, savaşın genişlemesini önlemek için diplomatik görüşmeleri sürdürme politikasını da kayda geçirdi.

Eylül sonunda bu diplomatik temas devam etti. 24 Eylül’de New York’ta yapılan Safedi–Arakçi görüşmesine ilişkin resmî kayıtta Ürdün, İran’ın ülkesine ve Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kınarken gerilimin düşürülmesini istedi. Hicazi, Amman’ın Washington’la askerî işbirliği sürerken İran’la iletişim kurmasını farklı yönlere çekilen iki politika gerekliliği olarak ele alıyor.

Batı Şeria ve güney Suriye Ürdün’ün güvenlik hesabında

Batı Şeria’daki yerleşim politikaları ve Filistinlilerin yerinden edilmesi olasılığı Ürdün yönetiminin batı sınırına ilişkin açıklamalarında anılıyor. Hicazi, olası nüfus hareketlerini ülkenin demografisi ve iç siyasetiyle bağlantılı bir güvenlik riski olarak ele alıyor. Kraliyet Divanının 2 Ekim’de yayımladığı açıklama, Kral II. Abdullah’ın ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesinde güney Suriye’deki İsrail askerî faaliyetlerinden duyduğu kaygıyı dile getirdiğini bildiriyor.

Amman’ın 2 Ekim açıklaması, güney Suriye’deki askerî gelişmeleri Ürdün’ün ulusal güvenliği çerçevesinde ele alıyor. Transit Haber’in Ürdün’de gerçekleştirilen Suriye–İsrail güvenlik görüşmeleri haberinde 2026 yazındaki diplomatik temaslar; Şam’ın İsrail’in yeni hattına itirazına ilişkin haberinde ise Suriye tarafının son açıklamaları anılıyor. Bu haberlerdeki toplantılar, Ürdün’ün Suriye sınırına ilişkin diplomatik temaslarının geçmişini ortaya koyuyor.

Irak’taki çekilmenin bölgesel güvenlik boyutu

ABD’nin Irak’tan ayrılışı, Bağdat’taki siyasi dengeler açısından da ele alınıyor. Transit Haber’in daha önceki Irak çekilmesi haberinde İtalyan Limes dergisinin İran–ABD ilişkilerine yönelik yorumu aktarılmıştı. Hicazi’nin yeni çalışmasının kapsamı ise Ürdün’ün lojistik işlevi, sınır riskleri ve diplomatik seçenekleri. Reuters’ın Irak haberinde yer alan silahlı gruplar ve IŞİD kaynaklı güvenlik kaygıları, Ürdün’ün doğu sınırı için incelenen unsurlar arasında. Hicazi, Ürdün’de ABD güçlerinin artan lojistik işlevini Irak’taki güvenlik dengelerinin değişmesiyle birlikte değerlendiriyor.

Suriye’de IŞİD karşıtı operasyonların sürdürülmesi Irak’ın çekilme sonrası güvenlik kapasitesine dair tartışmayı canlı tutuyor. Ürdün’de ABD askerlerinin faaliyetleri bu geçişin lojistik boyutunu oluşturuyor. CENTCOM, koalisyon görev gücünün Suriye’de ortaklarla çalışmaya devam ettiğini açıkladı. Ürdün, Suriye’ye erişim ve hava ikmalinde konumu nedeniyle bu planın parçası. Hicazi, Ürdün’deki Amerikan askerî lojistiğinin bölgesel gerilim sırasında Amman üzerindeki güvenlik baskısını artırabileceği görüşünde.

Ürdün’ün Akabe limanı ve bölgesel ticaret bağlantıları

Akabe Limanı’ndan yapılan sevkiyat, savaşın Ürdün ekonomisine etkisini gösteren unsurlardan biri. Uluslararası Para Fonunun 2026 Ürdün ülke raporu, bölgesel savaşın etkileri nedeniyle cari açığın gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 7,4’üne genişleyebileceğini öngörüyor. Enerji ithalatındaki artış, turizm gelirlerindeki düşüş ve navlun ile sigorta maliyetleri bu tahmini besleyen başlıca kalemler. Fon, Akabe üzerinden artan lojistik faaliyetlerin baskının bir bölümünü dengeleyebileceğini de hesaplıyor. Rapordaki tahminler, 2026’da enerji ithalat faturasının yıllık yüzde 35,9 artabileceğini, turizm gelirlerinin ise yıllık yüzde 3,4 gerileyebileceğini içeriyor. Uluslararası ticarette daha pahalı sigorta ve taşıma hizmeti kullanılması beklenen değişimin bir başka bileşeni.

Hicazi’nin çalışması, Akabe ve Babülmendep güzergâhını Ürdün’ün güneyden maruz kaldığı ekonomik riskler arasında sayıyor. Suriye sınırındaki güvenlik gelişmeleri kara bağlantılarını ilgilendirirken Batı Şeria meselesi Amman’ın batıdaki siyasi gündemini belirliyor. Türkiye’nin Suriye diplomasi gündemi ile Irak’a uzanan ticaret yolları, Ürdün’ün sınır güvenliği ve kara taşımacılığıyla ilişkili bölgesel başlıklar.

Ali Hicazi’nin Ürdün için değerlendirdiği olası yollar

Al Jazeera Araştırmalar Merkezi için yazan Ali Hicazi, Ürdün’ün önünde bölgesel savaşın sürmesi, gerilimin diplomatik anlaşmayla hafiflemesi veya daha geniş çatışmalara dönüşmesi gibi olasılıkları tartışıyor. Çalışmada devletin güvenlik ortaklığı, hava sahasının korunması ve İran’la diyalog kanallarının sürdürülmesi temel politika araçları olarak ele alınıyor. Batı Şeria ve güney Suriye’deki gelişmelerin daha uzun vadeli sonuçları da ayrı değerlendirme alanları olarak anılıyor. Hicazi, Ürdün’de ABD askerî varlığının ülkenin hava sahası güvenliği ve İran’la diplomasisi üzerindeki etkisini değerlendiriyor.

Irak’tan çekilmenin ardından CENTCOM’un yayımlayacağı Suriye görev gücü kayıtları, bölgedeki Amerikan askerî yapılanmasını takip etmek için doğrudan belge niteliği taşıyacak. Hicazi, ABD’nin askerî varlığıyla Ürdün’ün İran’la diplomatik temasları arasındaki hassas ilişkiye odaklanıyor. Amman’ın iki tarihli açıklamasında, ülke topraklarının İran’a karşı operasyonlarda kullanılmaması ve sınır güvenliğinin korunması açıkça ifade ediliyor.

Kaynaklar

Al Jazeera Araştırmalar Merkezi — Ali Hicazi, 15 Ekim 2026

CENTCOM — Irak misyonunun sonu, 30 Eylül 2026

CENTCOM — CJTF-OIR karargâhı, 11 Ağustos 2026

Ürdün Dışişleri Bakanlığı — 2 Şubat 2026

Ürdün Dışişleri Bakanlığı — 24 Eylül 2026

Reuters — 30 Eylül 2026

Kongre Araştırma Servisi — Ocak 2026

Ürdün Kraliyet Divanı — 2 Ekim 2026

IMF — Ürdün 2026 ülke raporu

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş

Sıradaki haber

Suudi diplomat İran’ı Husi saldırılarını teşvik etmekle suçladı

Haber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.