Ege’ye karanlık çöküyor: Türkiye ile İsrail karşı karşıya gelecek
Ege Denizi, İtalyan jeopolitik dergisi Limes’in yazarı Daniele Santoro tarafından Türkiye ile İsrail arasındaki gelecekteki rekabetin merkezlerinden biri olarak tanımlandı. Santoro, 8 Ekim tarihli yazısında bu rekabetin önümüzdeki on yıl içinde, hatta daha erken bir dönemde Ege’ye taşınabileceğini savundu. Metin, Santoro’nun jeopolitik öngörüsü olarak yayımlandı. Analizin dayanakları arasında Türk donanmasının gelişimi, Yunanistan’ın İsrail’le savunma işbirliği ve Kıbrıs çevresindeki güç dengesi bulunuyor.
Limes’in 3 Ağustos tarihli önceki yazısı da Türk donanmasının kapasitesindeki artışı Ege Denizi ve Kıbrıs çerçevesinde ele aldı. Türkiye’nin TCG Anadolu’yu 2023’te hizmete alması ve MİLGEM programının sürmesi, Ankara’nın deniz aşırı faaliyet kapasitesine ilişkin somut örnekler arasında gösteriliyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise Ege’de Türkiye ile Yunanistan arasında çözülmemiş meseleler bulunduğunu ve siyasi diyaloğun devam ettiğini resmî sayfasında kaydediyor.
Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma anlaşması Santoro’nun senaryosundaki diğer başlık. Yunanistan Savunma Bakanlığının 31 Ağustos duyurusuna göre “Aşil Kalkanı” adlı birleşik hava ve füze savunma programının bütçesi 3 milyar 35 milyon avro. Program hava savunması, balistik füze ve insansız hava aracı tehditlerine karşı tek komuta yapısı kurmayı hedefliyor. Reuters aynı gün David’s Sling, SPYDER ve BARAK MX sistemlerinin tedarik programında yer aldığını bildirdi. Yunan şirketlerinin projedeki payının yüzde 25’i aşması planlanıyor.
Kıbrıs ve denizaltı elektrik kablosu projesi de Ege Denizi çevresindeki daha geniş Doğu Akdeniz denklemine bağlanıyor. Reuters’ın 8 Ekim haberine göre yaklaşık 1,9 milyar avroluk proje Avrupa ana karasını Kıbrıs Rum Kesimi ve daha sonra İsrail ile elektrik ağı üzerinden bağlamayı amaçlıyor. Türkiye, güzergâhın kendi deniz yetki alanı iddialarıyla kesiştiği bölümlerde koordinasyon talep ediyor. Yunanistan farklı bir deniz yetki alanı görüşünü savunuyor.
Santoro’nun Limes’teki değerlendirmesi geleceğe dönük bir jeopolitik analiz olarak yayımlandı. 10 Ekim’de Hanya’da yapılan Türk–Yunan güven artırıcı önlemler toplantısı ise devletler arasındaki mevcut diplomatik kanalın sürdüğünü gösteren ayrı bir gelişme. Türkiye, Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs çevresindeki savunma projeleri ile deniz yetki alanı tartışmaları, Limes’in on yıllık senaryosunda aynı coğrafi çerçevede bir araya getiriliyor.
İtalya da Santoro’nun değerlendirmesinde Akdeniz dengesinin bir parçası. İtalya Dışişleri Bakanlığının 2026 strateji belgesi Türkiye ile diplomatik temasların sürdürülmesini ve Yunanistan’la işbirliğini resmî hedefler arasında sayıyor. Yunanistan Savunma Bakanlığı ayrıca eylülde Roma’da iki İtalyan FREMM fırkateyninin edinilmesine yönelik uygulama anlaşmasının imzalandığını duyurdu. Santoro’nun metni, bu askerî ve diplomatik adımları Ege çevresinde gelişen daha geniş rekabet tablosuna yerleştiriyor.
