Türk ve Yunan savaş uçakları Ege’de yeniden karşı karşıya geldi
Ege F-16 gerilimi, 7 Eylül’de Türk ve Yunan savaş uçaklarının yeniden karşı karşıya gelmesiyle gündeme geldi. Yunanistan Genelkurmayının verilerini aktaran Proto Thema, iki silahlı Türk F-16’sının Ege’de teşhis ve önleme görevi yapan Yunan savaş uçaklarıyla bir angajmana girdiğini yazdı. Aynı kayıtlarda iki Türk İHA’sı için dört hava sahası ihlali bildirildi. Ankara, olayın ayrıntılarını içeren ayrı bir resmî açıklama yayımlamadı.
Yunan kayıtlarına göre bölgede iki F-16, bir CN-235 deniz karakol uçağı ve iki İHA olmak üzere beş Türk hava aracı vardı. Haberde Atina FIR’ında beş hava trafik kuralı ihlali kaydedildiği, İHA uçuşlarının ayrıca Yunanistan’ın ulusal hava sahası olarak kabul ettiği bölgelerde dört ihlal oluşturduğu belirtildi.
Buradaki “angajman” ifadesi sıcak çatışma anlamına gelmiyor. Yunan askerî terminolojisinde savaş uçaklarının birbirlerine taktik üstünlük sağlamaya çalıştığı, gerçek mühimmat kullanılmadan yapılan yakın manevralar için de bu kelime kullanılıyor. 7 Eylül olayında silah ateşlendiğine, hasar oluştuğuna veya bir uçağın vurulduğuna dair bilgi bulunmuyor.
Hava sahası tartışmasının arkasında Türkiye ile Yunanistan’ın uzun süredir farklı yorumladığı 6 ve 10 deniz mili meselesi var. Yunanistan ulusal hava sahasını 10 deniz mili olarak uyguluyor. Türkiye ise karasularının 6 deniz mili olduğu bölgelerde bunun üzerindeki alanı uluslararası hava sahası kabul ediyor. Aynı uçuş Atina kayıtlarında ihlal sayılabilirken Ankara’nın hukukî yaklaşımında uluslararası hava sahasında gerçekleşmiş kabul edilebiliyor.
Kathimerini de 8 Eylül tarihli analizinde son hava hareketliliğini iki ülke arasındaki daha geniş anlaşmazlıklarla birlikte ele aldı. Gazete, güneydoğu Ege’de silahlı Türk ve Yunan F-16’larının karşı karşıya geldiğini aktardı. Son haftalarda Bayraktar İHA uçuşları, deniz milli parkları ve Great Sea Interconnector projesi de iki başkentin gündeminde yer aldı. Bu başlıkların her biri farklı hukukî ve operasyonel dosyalara dayanıyor.
Benzer karşılaşmalar ağustos ayında da Yunan basınına yansıdı. eKathimerini 18 Ağustos’ta bir Türk savaş uçağı ile önleme yapan Yunan uçağı arasında sanal hava muharebesi yaşandığını bildirdi. 6 Ağustos’ta da benzer bir kayıt yayımlandı. 7 Eylül olayı, bu serideki en yeni örneklerden biri oldu.
İHA faaliyetleri de hava tablosunun ayrı bir parçası. Yunan yayınları Çanakkale’den kalkan Bayraktarların kuzeydoğu Ege’de sık uçuş yaptığını ileri sürüyor. Türkiye ise askerî hava araçlarının uluslararası hava sahasındaki faaliyetlerinin uluslararası kurallara uygun olduğunu savunuyor.
7 Eylül angajmanı sıcak çatışmaya dönüşmedi. Yine de silahlı savaş uçaklarının yakın mesafede manevra yaptığı her karşılaşma teknik hata ve yanlış değerlendirme riski taşıyor. Bu yüzden Ankara ile Atina arasındaki askerî iletişim kanalları ve kriz yönetimi mekanizmaları, hava trafiğinin yoğunlaştığı dönemlerde yeniden önem kazanıyor.
