Yunanistan’da bakanlarla muhalefet birbirine girdi, sebep Türkiye

Video açılmıyorsa YouTube’da izle

Yunanistan’da bakanlarla muhalefet birbirine girdi, sebep Türkiye

2 görüntülenme 00:23

Yunanistan Türkiye açıklamaları Atina’da bu kez dış politikadan çok iç siyaseti karıştırdı. Adalet Bakanı Giorgos Floridis ile Sağlık Bakanı Adonis Georgiadis, seçim sonrasında uzun süre hükümet kurulamaması halinde Türkiye’nin ortaya çıkacak siyasi boşluktan yararlanabileceğini savundu. Açıklamalar muhalefetin sert tepkisini çekince hükümet sözcüsü Pavlos Marinakis devreye girerek tansiyonu düşürmeye çalıştı.

Floridis’in çıkışı seçim sonrası yönetim boşluğunu “ulusal risk” olarak tanımlamasıyla başladı. Geçmişteki Meriç ve Kardak krizlerini örnek gösterdi ve güçlü karar merkezi olmadan Yunanistan’ın dış baskılara daha açık hale gelebileceğini söyledi. Georgiadis de benzer bir çizgi izleyerek, Türkiye’nin Yunanistan’daki siyasi istikrarsızlık dönemlerinden yararlanmaya çalıştığını savundu.

Muhalefetin itirazı ise bu söylemin güvenlik tehdidini seçim kampanyasının parçası haline getirdiği yönündeydi. PASOK ve diğer muhalefet çevreleri hükümeti Türkiye başlığını kullanarak seçmende korku yaratmakla suçladı. Tartışma büyüyünce hükümet merkezinden daha düşük tonlu bir açıklama geldi.

Pavlos Marinakis siyasi istikrarın önemli olduğunu kabul etti, ancak yakın bir askerî tehlike bulunduğu yorumuna açıkça mesafe koydu. “Şu anda hiçbir tehlike yok” mesajını verdi ve halkta panik yaratılmaması gerektiğini söyledi. Böylece iki bakanın sözleri resmî bir askerî alarm veya Genelkurmay değerlendirmesi olarak sahiplenilmedi.

Bu ayrım önemli. Yunanistan ile Türkiye arasında Ege, 12 mil, hava sahası, deniz yetki alanları ve savunma işbirlikleri gibi gerçek ve devam eden anlaşmazlıklar var. Ancak Floridis ile Georgiadis’in son sözleri, yeni bir askerî gelişmenin açıklanmasından çok seçim sonrası hükümet kurulması tartışması içinde kullanıldı.

Yunanistan Türkiye açıklamaları bu nedenle iki farklı mesaj ortaya çıkardı. Hükümet üyeleri, uzun süreli siyasi belirsizliğin ulusal güvenlik açısından risk yaratabileceğini savunuyor. Hükümet sözcüsü ise bu argümanın “Türkiye ile yakın zamanda sıcak çatışma bekleniyor” şeklinde anlaşılmasını istemiyor.

Atina’daki tartışmanın merkezinde şu an Türkiye’den çok, seçimlerden sonra ülkenin ne kadar hızlı hükümet kurabileceği ve güvenlik başlıklarının seçim kampanyasında nasıl kullanılacağı var. Bu da Türkiye başlığının Yunan iç siyasetinde yalnız dış politika konusu olarak değil, hükümet istikrarı tartışmasının bir parçası olarak kullanılabildiğini gösteriyor.

Floridis ve Georgiadis’in verdiği tarihsel örnekler de bu siyasi çerçevenin parçası. Kardak ve Meriç gibi krizlerin yeniden anılması, mevcut sahada aynı olayların tekrarlandığı anlamına gelmiyor. Hükümet sözcüsünün müdahalesi de tam olarak bu algının oluşmasını engellemeye yönelikti.

Başbakan Kiryakos Miçotakis veya Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis bu tartışmaya doğrudan girerse hükümetin ortak çizgisi daha net hale gelebilir. Şimdilik resmî tablo, yakın bir askerî alarm olmadığı yönünde. Buna karşılık Türkiye adı Yunanistan’daki seçim ve siyasi istikrar tartışmasının güçlü bir iç politika aracına dönüşmüş durumda.