İran Mekke Anlaşması’ndan endişe duymadığını söylese de birkaç çatlak ses çıktı

İran Mekke Anlaşması konusunda endişe duymadığını söyledi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baghaei, paktı Tahran’a karşı kurulmuş bir yapı olarak görmediklerini açıklarken Mehr’in görüştüğü Türk uzman İran’ın kısa vadede anlaşmaya katılmasını zor görüyor.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Bu haberde
Yazı boyutu Mobil okuma için

İran, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın 7 Ağustos’ta Mekke’de imzaladığı ortak savunma anlaşmasından kaygı duymadığını açıkladı. Reuters’ın 10 Ağustos’ta aktardığı açıklamada İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baghaei, Tahran’ın anlaşmayı kendisine karşı kurulmuş bir yapı olarak görmediğini söyledi. Baghaei’ye göre bölge ülkelerinin güvenlik konusunda dış güçlere daha az bağımlı olması İran açısından başlı başına olumsuz bir gelişme değil. Baghaei’nin sözleri, anlaşma açıklandığında İran’da başlayan tartışmayı tamamen bitirmedi. Tahran’daki ilk tepkiler aynı yönde değildi. Al Jazeera’nın İran devlet bağlantılı ISNA’dan aktardığına göre Dışişleri Bakanlığında görev yapan Hossein Noushabadi, anlaşmayı ABD’nin bölgedeki güvenlik ağırlığının azalmasıyla birlikte değerlendirdi. İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonundan Ebrahim Azizi ve Ebrahim Rezaei ise Suudi Arabistan’ın yeni anlaşmadan ne ölçüde güvenlik sağlayabileceğini sorgulayan daha sert açıklamalar yaptı.

Anlaşmanın İran’da yakından izlenmesinin nedeni üç ülkenin askerî kapasitesi değil. Reuters’ın aktardığı ayrıntılara göre Mekke’de imzalanan metin, taraflardan birine yönelik saldırıyı üçüne yönelik saldırı sayıyor. Buna karşılık hangi saldırıda hangi askerî desteğin verileceği, ortak kuvvet kurulup kurulmayacağı veya üyelerin otomatik olarak çatışmaya girip girmeyeceği açıklanmış değil. Operasyonel ayrıntılar daha sonra yapılacak görüşmelere bırakıldı.

İran’ın anlaşmaya katılması neden zor görülüyor?

Mehr News’in Türkçe servisinde 11 Ağustos’ta yayımlanan röportaj tartışmanın başka bir bölümüne odaklandı. Uluslararası ilişkiler uzmanı Doç. Dr. Yeşim Demir, İran’ın kısa vadede Mekke Anlaşması’na katılmasını zor gördüğünü söyledi. Demir, İran ile Suudi Arabistan arasındaki bölgesel rekabetin sona ermediğini, Yemen dosyasındaki görüş ayrılıklarının sürdüğünü ve Suudi Arabistan’daki ABD askerî varlığının Tahran açısından sorun olmaya devam ettiğini anlattı.

Bu değerlendirme İran hükümetinin ilan ettiği bir üyelik politikası değil. Baghaei’nin resmî açıklamasında da İran’ın anlaşmaya girmek için hazırlık yaptığına ilişkin bir ifade bulunmuyor. Tahran’ın şu anda verdiği mesaj daha dar: Anlaşmayı kendisine yönelmiş bir tehdit olarak görmüyor ve bölgesel güvenliğin bölge ülkeleri tarafından kurulmasına prensip olarak karşı çıkmıyor.

Ankara ve Islamabad İran’ın hedef alınmadığını açıkça söyledi

Türkiye de anlaşmanın İran’a karşı kurulmadığını söylüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 8 Ağustos’ta yayımlanan mülakatında İran’ın veya başka bir ülkenin anlaşmanın hedefi olmadığını belirtti. Fidan ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki görüşmelerin İran-ABD ve İran-İsrail savaşından önce başladığını söyledi. Anlaşmanın ortak savunma maddesini NATO’nun 5. maddesine benzeten Fidan, üç ülkeden birine saldırı olması halinde nasıl karşılık verileceğinin ortak istişareyle belirleneceğini anlattı.

Pakistan’ın açıklamaları da aynı yönde. Dışişleri Bakanı Ishaq Dar, Associated Press’e yansıyan açıklamasında anlaşmayı “tamamen savunma amaçlı” olarak tanımladı ve başka ülkelerin de ileride katılabileceğini söyledi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı 12 Ağustos’taki basın toplantısında Mekke Anlaşması’nı bölgesel barış, güvenlik ve istikrarı güçlendirmeyi amaçlayan bir düzenleme olarak sundu. İslamabad ile Tahran arasındaki son aylardaki temaslar da sürüyor. Pakistan, 2026’da ABD ile İran arasındaki görüşmelerde arabuluculuk yapan ülkelerden biri oldu. İran da Mart ayında Pakistan bayraklı gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verdi. Pakistan’ın Mekke Anlaşması’na imza atması, iki ülke arasındaki diplomatik ve ekonomik temasları durdurmuş değil.

Anlaşmanın nasıl işleyeceği imzadan hemen sonra da tartışıldı. Reuters’ın 9 Ağustos’ta bildirdiğine göre Husiler Suudi Arabistan’ın Jizan bölgesindeki Aramco rafinerisine dron saldırısı düzenledi. Yangın söndürüldü ve can kaybı açıklanmadı. Türkiye veya Pakistan’ın anlaşma kapsamında askerî bir karşılık verdiği duyurulmadı. Hakan Fidan da herhangi bir saldırıda verilecek cevabın ortak istişareyle kararlaştırılacağını söylemişti.

Tahran’ın önündeki soru üyelikten daha geniş

Tahran şu aşamada iki ayrı mesaj veriyor: Mekke Anlaşması’ndan kaygı duymuyor, fakat pakta katılmaya hazırlandığını da söylemiyor. Mehr’in gündeme taşıdığı kısa vadeli üyelik ihtimali uzman değerlendirmesi olarak kalıyor. İran hükümetinden üyelik başvurusu yapıldığına veya Tahran’a resmî davet gönderildiğine ilişkin bir açıklama bulunmuyor.

Mekke Anlaşması genişlerse İran’ın vereceği karar, yalnız Suudi Arabistan’la ilişkilerine bağlı olmayacak. Anlaşmanın hangi güvenlik tehditlerini esas alacağı, askerî kararların nasıl alınacağı ve yeni üyelerden ne bekleneceği de belirleyici olacak. Transit Haber daha önce anlaşmanın açık kalan maddelerini, İsrail’deki tepkileri ve ilk Husi saldırısı sonrasında paktın nasıl sınandığını ayrı dosyalarda inceledi.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Schengen 90/180 gün hesabıHesaplayıcıyı Aç
Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş