İstanbul’u almak isteyen çok oldu, alabilen olmadı
İstanbul’a yönelik tehditler tarihine Jerusalem Post’ta 22 Ağustos 2026’da yayımlanan “İdlib’den İstanbul’a” saldırı cümlesi eklendi. İngiliz donanmasının 1807’de kenti bombalama tehdidinden Rus ordusunun Yeşilköy’e gelişine, Bulgar saldırısından İtilaf işgaline ve 1922’deki Yunan planına kadar iki asrı aşan tabloda İstanbul’a göz dikenler kalıcı olamadı.

- 1807: İngiliz filosu İstanbul’un karşısına kadar geldi
- 1878: Rusya birliklerini İstanbul’a sokacağını bildirdi
- 1912: Ferdinand’ın İstanbul hayali Çatalca’da kaldı
- 1915: Churchill “İstanbul’u alın” dedi
- 1915: Şehir daha alınmadan Rusya’ya vaat edildi
- 1918-1923: İstanbul gerçekten işgal edildi
- 1922: Yunanistan İstanbul’u ordusuyla işgal etmek istedi
- 2015: Jirinovski Boğaz’a atom bombası atılmasını istedi
- İstanbul’u hedef alanların hesabı tutmadı
İstanbul’a yönelik tehditler, 22 Ağustos 2026’da Jerusalem Post’ta David M. Weinberg imzasıyla yayımlanan yazıyla yeni bir halka kazandı. Metnin sonunda, “From Idlib to Istanbul, Israel will attack, if necessary, not defend” denildi. Türkçesiyle cümle, “İdlib’den İstanbul’a, İsrail gerekirse savunmayacak, saldıracak” ifadesini taşıyor.
Yazı, Türkiye-İsrail-Suriye hattında askerî söylemin sertleştiği bir haftada yayımlandı. 20 Ağustos’ta İsrail Savunma Bakanı Israel Katz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef aldı; 16 Ağustos’ta ise Türkiye dahil sekiz ülke Gazze Barış Planı üzerinden İsrail’i kınadı. İstanbul’un saldırı cümlesine eklenmesi, şehrin son iki yüzyılda karşılaştığı tehditlerin uzun listesine 2026 tarihli yeni bir örnek ekledi.
1807: İngiliz filosu İstanbul’un karşısına kadar geldi
İstanbul’u bombalama tehdidinin en açık örneklerinden biri 1807’de yaşandı. Royal Museums Greenwich kayıtlarına göre Amiral Sir John Thomas Duckworth’a, Osmanlı yönetimini Britanya’nın taleplerini kabul etmeye zorlamak için İstanbul’un yakınına demirleme emri verildi. Talimat, yarım saat içinde sonuç alınamazsa ateş açılmasını da içeriyordu.
Duckworth 19 Şubat 1807’de Çanakkale Boğazı’nı geçti, Marmara’ya çıktı ve İstanbul’un karşısına demirledi. İngiliz filosu kenti bombardımanla tehdit ederken Osmanlı tarafı savunmayı güçlendirdi. Kara çıkarması için yeterli kuvveti bulunmayan Duckworth taleplerini kabul ettiremedi ve 3 Mart’ta Çanakkale’den geri çekildi. İstanbul’a ateş açma emri uygulanmadı.
1878: Rusya birliklerini İstanbul’a sokacağını bildirdi
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın son günlerinde Rus ordusu İstanbul’un hemen yakınına kadar indi. 15 Şubat 1878 tarihli ABD diplomatik yazışmasına göre Rus hükümeti, İngiliz filosunun İstanbul önlerine gelmesi halinde kendi birliklerini de şehre sokacağını Babıali’ye doğrudan telgrafla bildirdi.
Aynı belgede Osmanlı yönetiminin Rus işgali ihtimalini görüşmek üzere olağanüstü konsey topladığı, Çar II. Aleksandr’ın Sultan Abdülhamid ile temasın ardından birkaç saat daha beklemeyi kabul ettiği kayda geçti. Rus birlikleri Ayastefanos’a, bugünkü Yeşilköy’e kadar ulaştı. Şehir merkezine girmediler; 3 Mart 1878’de Ayastefanos Antlaşması imzalandı.
1912: Ferdinand’ın İstanbul hayali Çatalca’da kaldı
Birinci Balkan Savaşı’nda Bulgar ordusu Kırklareli ve Lüleburgaz’daki Osmanlı yenilgilerinin ardından Çatalca hatlarına dayandı. Dönemin Encyclopædia Britannica kaydı, Bulgar Genelkurmayındaki itirazlara rağmen Çatalca saldırılarının Ferdinand’ın İstanbul’u ne pahasına olursa olsun alma isteğiyle yapıldığını aktarıyor.
Kasım 1912’de başlayan saldırılar Osmanlı savunmasını aşamadı. Bulgar kuvvetleri ağır kayıplar verdi, Çatalca hattını geçemedi ve İstanbul’a ilerleyemedi. 4 Aralık’ta ateşkes imzalandığında Ferdinand’ın İstanbul’a girme planı Çatalca’nın gerisinde kalmıştı.
1915: Churchill “İstanbul’u alın” dedi
Çatalca’dan üç yıl sonra İstanbul bu kez Çanakkale harekâtının hedefindeydi. Britanya Deniz Bakanlığı döneminde harekâtın güçlü savunucularından olan Winston Churchill, girişimin başarısızlığından aylar sonra bile hedefi açık biçimde savundu. 15 Kasım 1915 tarihli Avam Kamarası tutanağında Churchill, “İstanbul’u alın; mümkünse gemilerle, gerekiyorsa askerlerle” dedi.
İtilaf filosunun Çanakkale’yi geçerek Marmara’ya çıkması halinde İstanbul’un bombardımanı da gerçek bir ihtimal olarak ele alınıyordu. ABD’nin İstanbul Büyükelçisi Henry Morgenthau’nun 3 Mart 1915 tarihli telgrafı, Pera, İstanbul ve Üsküdar’da bombardımandan korunacak silahsız bölgeler oluşturulması önerisini Washington’a taşıdı. Çanakkale geçilemedi; İtilaf kuvvetleri İstanbul’a ulaşamadı.
1915: Şehir daha alınmadan Rusya’ya vaat edildi
İstanbul’a ilişkin hesap yalnız cephede kurulmadı. Britanya, Fransa ve Rusya 18 Mart 1915’te gizli İstanbul Anlaşması’nı yaptı. Freie Universität Berlin tarafından yayımlanan International Encyclopedia of the First World War, anlaşmanın temel hükmünü İtilaf zaferi halinde İstanbul’un savaş ganimeti olarak Rusya’ya verilmesi şeklinde kaydediyor.
Plan iki ayrı gelişmeyle çöktü. İtilaf donanması Çanakkale’yi aşamadı; 1917’de Rusya’da Çarlık rejimi devrildi. İstanbul’u savaş sonunda Rusya’ya bırakma hesabı kâğıt üzerinde kaldı.
1918-1923: İstanbul gerçekten işgal edildi
İstanbul 13 Kasım 1918’de İtilaf donanmasının gelişiyle fiilen işgal edildi. İstanbul Valiliğinin tarihçesi işgalin bu tarihte başladığını kaydediyor. TBMM kayıtlarına göre 16 Mart 1920’de Meclis-i Mebusan, Babıali ve hükümet daireleri İngiliz kuvvetlerince zorla denetim altına alındı; milletvekilleri tutuklandı ve telgraf merkezleri işgal edildi.
İngiltere, Fransa ve İtalya başta olmak üzere İtilaf kuvvetleri İstanbul’da yaklaşık beş yıl kaldı. Anadolu’daki Millî Mücadele’nin askerî zaferi, Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Lozan Barış Antlaşması sonrasında yabancı birliklerin çekilmesi kararlaştırıldı.
İşgal kuvvetleri 1923 sonbaharında İstanbul’dan ayrıldı. Millî Savunma Bakanlığının Şükrü Naili Gökberk kaydına göre 3. Kolordu, yabancı birliklerin çekilmesinin ardından 6 Ekim 1923’te şehre girdi. İstanbul’u işgal etmeyi başaran güçler de şehirde kalıcı bir yönetim kuramadı.
1922: Yunanistan İstanbul’u ordusuyla işgal etmek istedi
İstanbul henüz İtilaf işgali altındayken Kral I. Konstantin yönetimindeki Yunan hükümeti şehri kendi ordusuyla işgal etmeyi istedi. 31 Temmuz 1922 tarihli Britanya Avam Kamarası kaydına göre Yunanistan Dışişleri Bakanı iki gün önce Atina’daki Britanya temsilcisine nota verdi ve barışın ancak İstanbul’un Yunan ordusu tarafından işgal edilmesiyle sağlanabileceğini bildirdi.
Britanya aynı gün Atina’yı böyle bir adımın ağır sonuçları konusunda uyardı. Yunan tarafı Müttefiklerin izni olmadan tarafsız bölgeye girmeyeceği güvencesini verdi ve plan uygulanmadı. Bir ay sonra başlayan Büyük Taarruz Anadolu’daki savaşın yönünü kesin biçimde değiştirdi. Türkiye ile Yunanistan arasındaki bugünkü başlıklar bambaşka koşullarda sürse de Ege ve Doğu Akdeniz anlaşmazlıkları iki ülkenin gündemindeki yerini koruyor.
2015: Jirinovski Boğaz’a atom bombası atılmasını istedi
Türkiye’nin 24 Kasım 2015’te Rus Su-24 uçağını düşürmesinden sonra Rusya Liberal Demokrat Partisi lideri Vladimir Jirinovski İstanbul’u hedef alan en uç açıklamalardan birini yaptı. Dönemin haber kayıtlarında Jirinovski’nin İstanbul Boğazı’na atom bombası atılmasını önerdiği ve tek bir nükleer patlamanın yaratacağı dalganın şehri yok edebileceğini söylediği aktarıldı.
İstanbul’un adını açıkça nükleer saldırı senaryosuna sokan sözler, 21. yüzyıldaki tehdit zincirinin en sert örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.
İstanbul’u hedef alanların hesabı tutmadı
1807’den 2026’ya uzanan çizgide yöntemler değişti: İngiliz filosunun bombardıman tehdidi, Rus ordusunun kapıya dayanması, Bulgaristan’ın Çatalca saldırısı, Çanakkale üzerinden İstanbul’u alma girişimi, gizli paylaşım anlaşması, İtilaf işgali, Yunanistan’ın yeni işgal talebi, nükleer saldırı çağrısı ve son olarak Jerusalem Post’taki “İdlib’den İstanbul’a” cümlesi.
İstanbul bir kez işgal edildi; o işgal de sona erdi. Duckworth geri döndü, Rus ordusu şehir merkezine girmedi, Bulgar ordusu Çatalca’yı aşamadı, Çanakkale harekâtı İstanbul’a ulaşamadı, Rusya’ya verilmesini öngören gizli anlaşma uygulanmadı, Yunanistan’ın 1922 planı hayata geçmedi. İtilaf birlikleri ise 1923’te şehri terk etti.
Jerusalem Post’ta 22 Ağustos 2026’da kurulan saldırı cümlesi, İstanbul’un iki asrı aşan tehditler tarihinde yeni bir tarih oldu. Şehri almak, paylaşmak, bombalamak ya da işgal etmek isteyenlerin yöntemleri farklıydı; İstanbul üzerinde kalıcı egemenlik hesabı kuranların hesabı tutmadı.
Kaynaklar
- The Jerusalem Post — Israel must stop Erdogan’s military expansion before Turkey reaches its borders – opinion
- Royal Museums Greenwich — Sir John Thomas Duckworth’s passage of the Dardanelles, 19 February 1807
- U.S. Department of State, Office of the Historian — Foreign Relations of the United States, 1878 – No. 504
- Encyclopædia Britannica 1922 — Bulgaria – First Balkan War 1912-13
- UK Parliament Hansard — Mr. Churchill’s Resignation – 15 November 1915
- U.S. Department of State, Office of the Historian — Ambassador Morgenthau to the Secretary of State – 3 March 1915
- 1914-1918 Online — Constantinople Agreement
- T.C. İstanbul Valiliği — Üç İmparatorluğa Başkentlik Yapan Şehir: İstanbul
- UK Parliament Historic Hansard — Greece and Constantinople – 31 July 1922
- Sözcü — Türkiye’de nereler bombalanır?
- Türkiye Büyük Millet Meclisi — 16 Mart 1920’de İstanbul’un resmen işgali
- T.C. Millî Savunma Bakanlığı — Şükrü Naili Gökberk
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.