The Times: Mekke Anlaşması yeni bir güç merkezi yaratabilir ama bu NATO değil

Mekke Anlaşması The Times analizi, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan hattını NATO kopyası olarak değil, ABD güvenlik şemsiyesine bağımlılığın azalmasıyla ortaya çıkan daha esnek bir bölgesel güç merkezi olarak okuyor. Gazete, yapının asıl sınavının ilk ciddi krizde verilecek ortak tepki olacağını yazdı.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

İngiliz gazetesi The Times, 23 Ağustos’ta Tim Marshall imzasıyla yayımladığı analizde Mekke Anlaşması’nı NATO’nun bölgesel bir kopyası olarak değil, Amerikan güvenlik garantilerinin eskisi kadar belirleyici görülmediği bir dönemde ortaya çıkan yeni bir güvenlik çerçevesi olarak değerlendirdi. Analizin odağında anlaşmanın hukuki maddelerinden çok, üç ülkenin birlikte nasıl bir güç bileşimi oluşturabileceği var.

Gazetenin okumasına göre Suudi Arabistan’ın mali kaynakları, Türkiye’nin askerî kapasitesi ve savunma sanayii ile Pakistan’ın askerî gücü aynı yapıda buluşuyor. The Times, bu bileşimin kısa vadede ortak bir komutadan çok istihbarat paylaşımı, savunma üretimi ve caydırıcılık üzerinden sonuç üretebileceğini yazdı. Transit Haber’de anlaşmanın ortak tatbikat ve savunma sanayii planlarını daha önce ayrıntılı biçimde aktarmıştık.

The Times yeni yapıyı neden NATO saymıyor?

Marshall’ın analizinde temel ayrım kurumsal yapı. NATO’nun onlarca yıllık ortak komuta, planlama, standartlaşma ve geniş üyelik ağına karşılık Mekke Anlaşması henüz üç ülkenin daha esnek biçimde hareket ettiği bir yapı. Marshall, anlaşmanın önemini küçümsemiyor; buna karşılık “yeni NATO” etiketinin mevcut kapasiteyi olduğundan daha ileri gösterdiğini savunuyor.

Bu yorum, Transit Haber’in daha önce yayımladığı Mekke Anlaşması ile NATO arasındaki farklar dosyasındaki kurumsal ayrımla da örtüşüyor. Yeni olan, The Times’ın aynı farkı bir zayıflık kadar esneklik olarak da okuması: ortak komuta kurulmadan savunma üretimi, istihbarat ve caydırıcılık başlıklarında ilerlemek üç ülkeye daha düşük maliyetli bir başlangıç alanı sağlıyor.

ABD’nin bölgedeki rolü neden analizin merkezinde?

The Times, üçlü yapıyı Washington’dan kopuş olarak tanımlamıyor. Analiz, ABD’nin müttefiklerinden kendi güvenlikleri için daha fazla yük üstlenmelerini isteyen çizgisiyle bölgesel ülkelerin yeni güvenlik düzenekleri kurmasını aynı eğilimin iki tarafı olarak okuyor. Gazeteye göre bu model yalnız Orta Doğu’ya özgü değil; Amerikan askerî garantilerinin niteliği tartışıldıkça Avrupa ve Doğu Asya’da da benzer arayışlar görülüyor.

Gazetenin geçen hafta yayımlanan başyazısı da Mekke paktını ABD güvenlik şemsiyesine bağımlılığı azaltan bir ilk adım olarak değerlendirmişti. Buna karşılık Washington’ın anlaşmaya karşı bir kopuş politikası izlemediği de görülüyor. Transit Haber’in Trump’ın anlaşmaya verdiği desteği aktardığı haberde ABD Başkanı bölge ülkelerinin kendi savunmalarında daha fazla sorumluluk üstlenmesini olumlu karşılamıştı.

The Times bu ittifakı İran’a karşı mı görüyor?

Bugünkü analiz bu konuda daha temkinli. Marshall, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın İran’la diplomatik ilişkilerini sürdürdüğüne dikkat çekerek yapıyı mezhepsel veya doğrudan Tahran karşıtı bir blok olarak okumuyor. Gazetenin yaklaşımında esas motivasyon, tek bir tehdide karşı birleşmekten çok değişken bölgesel krizlerde kendi hareket alanını büyütmek.

Türkiye’nin resmî çizgisi de anlaşmanın belirli bir ülkeyi hedef almadığı yönünde. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının yayımladığı Erdoğan açıklamasında anlaşmanın hiçbir ülkeyi hedef almadığı ve bölgesel sahiplenme yaklaşımıyla başka ülkelerin katılımına açık olduğu belirtildi.

The Times hangi ülkeleri olası genişleme hattında görüyor?

Analizde Suriye, Kuveyt, Katar ve Azerbaycan gibi ülkelerin ileride yapıya yaklaşabileceği ihtimali tartışılıyor. Ankara’nın resmî açıklamaları da kapının açık olduğunu söylüyor.

Anlaşmanın gerçek gücü ne zaman görülecek?

Marshall’a göre yapının etkisi, kâğıt üzerindeki tanımdan çok ilk ciddi bölgesel krizde verilecek ortak tepkiyle ölçülecek. İstihbarat paylaşımı ve ortak üretim planları ilerleyebilir; ancak üç ülkenin farklı güvenlik öncelikleri aynı kriz karşısında ne ölçüde ortak karar üreteceklerini henüz göstermedi.

Gazete anlaşmayı ne “İslami NATO” olarak kesinleştiriyor ne de sembolik bir metin olarak kenara bırakıyor. Analizde ortaya çıkan tablo, ABD’nin daha fazla bölgesel sorumluluk istediği ortamda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın kendi güvenlik ağlarını büyütmeye çalıştığı; bunun kalıcı bir güç merkezine dönüşüp dönüşmeyeceğinin ise uygulamada belli olacağı yönünde.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş