Kızıldeniz ‘de sıra dışı gelişme

Video açılmıyorsa YouTube’da izle

Kızıldeniz ‘de sıra dışı gelişme

17 görüntülenme 00:16

Kızıldeniz deniz savunma koalisyonu Türkiye ve Pakistan’ın da yer aldığı yeni bir askerî yapıyla faaliyete geçiyor. Suudi Arabistan’ın öncülüğündeki girişim, Kızıldeniz, Babülmendep Boğazı ve Aden Körfezi’nde deniz ticaretini korumayı, istihbarat paylaşımını artırmayı ve ortak operasyon kapasitesi kurmayı hedefliyor.

Kuruluş grubunda Suudi Arabistan, Türkiye, Pakistan, Mısır, Bahreyn, Bangladeş, Komorlar, Cibuti, Ürdün, Kuveyt, Katar, Somali, Sudan ve Yemen bulunuyor. İlk açıklamalarda 14 ülke yer aldı. Sonraki toplantılarda ortak bildirgeye imza atan ülke sayısının arttığı, bazı üyelerin ulusal onay sürecini tamamladığı bildirildi.

Türkiye bu sürecin yalnızca siyasi destekçisi değil. Ankara, Riyad’daki teknik görüşmelere ve genelkurmay başkanları toplantısına katıldı. Cidde’de yapılan planlama toplantısında da Türk heyeti yer aldı. Böylece Türkiye, koalisyonun görev tanımı ve askerî koordinasyon aşamasında doğrudan masada bulundu.

Koalisyonun açıklanan görevleri arasında ortak istihbarat paylaşımı, operasyonel planlama, müşterek deniz tatbikatları, askerî kapasite geliştirme ve ortak deniz operasyonları var. Suudi Tuğamiral Abdullah bin Salem Al-Shehri’nin komutanlığa atanmasıyla yapı geçici bir temas grubundan daha kurumsal bir modele geçti.

Yeni yapı Mekke Anlaşması ile aynı şey değil. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Anlaşması kolektif savunmaya dayanıyor. Deniz koalisyonu ise bir üyeye yapılan saldırıyı otomatik olarak herkese yapılmış saymıyor; görev alanını seyir serbestisi, ticaret yolları ve enerji hatlarının korunması oluşturuyor.

Babülmendep-Süveyş hattındaki saldırılar gemileri daha uzun rotalara yöneltti, navlun ve sigorta maliyetlerini yükseltti. Suudi Arabistan’ın Yanbu üzerinden yaptığı enerji sevkiyatı da aynı güzergâhın güvenliğine bağlı. Riyad’ın yeni yapıyı bölgesel deniz güvenliği projesi olarak kurmasının arkasında bu ticari ve askerî baskı bulunuyor.

Bölgede ABD öncülüğündeki Operation Prosperity Guardian ile Avrupa Birliği’nin ASPIDES görevi zaten faaliyet yürütüyor. Yeni koalisyonun farkı komuta merkezinin Riyad’da olması ve bölge ülkelerinin ağırlık taşıması. Türkiye ile Pakistan gibi güçlü deniz kuvvetlerine sahip ülkelerin katılımı, ortak tatbikat ve planlama kapasitesini genişletebilir.

Asıl sınav gemiler denize çıktığında başlayacak. Ülkelerin kaç gemi ve personel göndereceği, angajman kurallarının nasıl yazılacağı ve mevcut ABD-AB görevleriyle koordinasyonun nasıl kurulacağı henüz açıklanmadı. Türkiye’nin sahaya vereceği katkı da bu aşamada belli değil.

Kızıldeniz deniz savunma koalisyonu kâğıt üzerindeki geniş üyeliğini gerçek askerî kapasiteye çevirebilirse Babülmendep hattında yeni bir denge doğabilir. Komutanın atanmış olması ve planlama toplantılarının yapılması ilk kurumsal adımları oluşturuyor; bundan sonraki tabloyu sahaya gönderilecek gemiler ve ortak operasyon düzeni belirleyecek.