ABD vizesiz giriş karşılığında Avrupalıların biyometrik verilerini istiyor

Kişisel veri tartışması, Brüksel ile Washington arasında yürüyen Vize Muafiyet Programı görüşmeleriyle yeniden büyüdü. Müzakere biyometrik veri talebi nedeniyle tamamlanmış bir anlaşma değil; bütün Avrupalıların parmak izi ve yüz görüntülerinin topluca Washington’a aktarılması da karara bağlanmış değil.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Sosyal medyada yayılan iddia, Avrupa Birliği’nin vizesiz seyahatin sürmesi karşılığında biyometrik bilgileri Trump yönetimine “teslim edeceği” yönündeydi. Maldita’nın incelediği iddia, gerçek bir müzakereye dayanıyor; ancak anlatı tamamlanmış, otomatik ve sınırsız veri devri varmış gibi kuruluyor.

Konsey müzakere yönergesi, Enhanced Border Security Partnership adı verilen çerçeve üzerinden güvenlik sorgusu ve kimlik doğrulaması için bilgi paylaşımı zemini arıyor. Amaç, seyahat edecek kişinin kamu güvenliği bakımından risk taşıyıp taşımadığını belirli kurallar içinde sorgulamak.

Görüşmeler neden başladı?

Washington, Vize Muafiyet Programı’na katılan veya katılmak isteyen hükümetlerden gelişmiş sınır güvenliği ortaklığı kurmasını istiyor. Bu program, uygun pasaport sahiplerine turizm ya da iş amacıyla 90 güne kadar Amerika’ya vizesiz seyahat imkânı sağlıyor.

Yeni güvenlik şartları, programdaki Avrupa devletleri üzerinde baskı yaratıyor. Şartlar karşılanmazsa, ilgili tarafların gelecekte program konumu yeniden tartışmaya açılabilir.

Birlik tarafı, veri koruma, temel haklar, denetim ve itiraz yolları olmadan geniş bir paylaşım yapılmasına sıcak bakmıyor. Tartışma, yalnız seyahat kolaylığı değil; kişisel veri, güvenlik ve egemenlik başlıklarını aynı anda içeriyor.

Hangi bilgiler gündemde?

Müzakerenin ilk kamuya yansıyan çerçevesinde kimlik bilgileri ve parmak izi sorguları müzakerenin merkezindeydi. Temmuzda yayımlanan EDRi hukuk incelemesi ise 1 Mayıs’ta sızdırılan daha ileri tarihli taslağın otomatik kişisel veri değişimini, biyometrik verileri ve risk değerlendirmesini açıkça içerdiğini aktarıyor. Bu belge resmî olarak kabul edilmiş nihai anlaşma değil; sızdırılmış müzakere metni üzerine yapılmış bir hukuk değerlendirmesi.

Yüz görüntüsü konusunda da Haziran’daki ihtiyatlı çerçeveden daha somut bir taslak ortaya çıktı. EDRi’nin aktardığı sızdırılmış metinde AB ülkelerindeki veritabanlarının parmak iziyle sorgulanabilmesi, eşleşme halinde otomatik yanıtta mevcutsa yüz görüntüsünün de yer alabilmesi öngörülüyor. Hangi ulusal veritabanlarının kapsama gireceği ise çerçeve anlaşmadan sonra yapılacak ikili düzenlemelere bırakılıyor.

Burada önemli bir ayrım ortaya çıktı: üye devletlerin müzakere yönergeleri sorguların bireysel ve hedefli olmasını, bütün yolcuların sistematik ve genelleştirilmiş biçimde taranmamasını istiyordu. EDRi’nin Temmuz değerlendirmesi, sızdırılmış taslağın bu güvenceyi yeterince korumadığını ve seçilmiş yolcuların taranması üzerinden sistematik veri aktarımına kapı açabileceğini savunuyor. Bu, EDRi’nin hukuki eleştirisi; tarafların kabul ettiği nihai bir uygulama kuralı değil.

Washington bütün veritabanlarına mı bağlanacak?

Doğrudan ve sınırsız erişim sağlayan tamamlanmış bir düzenleme yok. Planlanan yapı, belirli sorguların ulusal makamlar üzerinden ve güvenlik önlemleriyle yürütülmesine dayanıyor.

Nisan 2026 tarihli Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi değerlendirmesi, müzakerenin ulusal veritabanlarındaki bilgiler ve biyometrik kayıtlar üzerinden şekillendiğini aktarıyor. Aynı değerlendirme, kapsam, denetim, başvuru yolları ve temel hak korumalarını en tartışmalı alanlar arasında sayıyor.

Üye devletlerin hangi veriyi ve hangi sistemi paylaşım kapsamına alacağı ayrıca belirlenecek. Nihai metin ortaya çıkmadan “bütün veritabanları açılıyor” demek doğru olmaz.

Veri koruma kurumu ne istiyor?

Veri koruma cephesinde Avrupa Veri Koruma Denetçisi, paylaşımın yalnız gerekli ve orantılı bireysel durumlarla sınırlanmasını istiyor. Kurum ayrıca her sorgu için açık gerekçe, şeffaflık, hesap verebilirlik ve yargısal başvuru imkânı talep ediyor.

Denetçinin en sert uyarısı, göç ve iltica amacıyla oluşturulmuş büyük bilgi sistemleriyle ilgili. EDPS, bu sistemlerden doğrudan veya dolaylı veri aktarımının kesin biçimde dışarıda tutulması gerektiğini söylüyor.

Bu başlık, AB Göç ve İltica Paktı’nın ilk gününde yaşanan teknik arızayı da hatırlatıyor. Eurodac gibi büyük veri tabanları, hem teknik kapasite hem temel hak koruması açısından ayrı bir tartışma alanı açıyor.

Anlaşma yürürlükte mi?

Hayır. Avrupa Komisyonu ile Washington arasındaki görüşmeler sürüyor. Çerçeve metin üzerinde uzlaşı sağlanırsa Konsey ve Parlamento onayı gerekecek.

Onay sürecinden sonra uygulama aşamasına geçilse bile ulusal veritabanları, yetkili kurumlar, sorgu biçimi, itiraz yolu ve denetim mekanizması ayrıca tanımlanacak.

Bugünkü tablo, “AB parmak izlerini ABD’ye verdi” cümlesini doğrulamıyor. Daha doğru okuma, vize muafiyetinin sürmesiyle bağlantılı yeni güvenlik şartları için biyometrik ve kimlik verisi sorgusuna izin verebilecek bir çerçevenin tartışıldığı yönünde.

Biyometrik veri: Türk vatandaşları etkilenir mi?

Türkiye, ABD Vize Muafiyet Programı’nda bulunmuyor. Türkiye Cumhuriyeti pasaportuyla Amerika’ya gidecek kişilerin kural olarak uygun ABD vizesi alması gerekiyor. Müzakere, Türk pasaport sahiplerine vizesiz seyahat hakkı getirmiyor.

Dolaylı etki üç grupta görülebilir:

  • Aynı zamanda programa katılan bir Avrupa devletinin vatandaşı olan Türkler
  • AB pasaportuyla ESTA kullanan çifte vatandaşlar
  • Ulusal güvenlik, polis, göç veya sınır veri tabanlarında Avrupa kaydı bulunan üçüncü devlet vatandaşları

Kapsam henüz netleşmediği için Avrupa’da yaşayan Türkler açısından kesin sonuç çıkarmak erken. Nihai metin, hangi kayıtların sorguya açılacağını ve üçüncü devlet vatandaşlarının verilerinin nasıl korunacağını belirleyecek.

EES otomatik aktarılacak mı?

Schengen’e kısa süreli giriş yapan üçüncü devlet vatandaşlarının parmak izi, yüz görüntüsü ve giriş-çıkış bilgisini tutacak EES ile bu müzakere ayrı süreçler. Mevcut belgeler, EES kayıtlarının topluca ve otomatik biçimde Washington’a aktarılacağını söylemiyor.

Kısa kalış hesabı açısından EES’i merak edenler için 90/180 gün kuralı rehberi ayrı bir çerçeve sunuyor. Biyometrik veri müzakeresi ise daha çok güvenlik sorgusu ve veri koruma hukuku ekseninde ilerliyor.

Yanıt bekleyen sorular

Müzakere tamamlanmadan şu alanlar açık kalacak:

  • Sorgular hangi ulusal veritabanlarında çalışacak
  • Parmak izi dışında yüz görüntüsü kapsama girecek mi
  • Eşleşme halinde hangi ek bilgiler paylaşılacak
  • Yanlış eşleşme yaşayan kişi nasıl itiraz edecek
  • Göç ve iltica verileri hangi sınırlarla korunacak
  • Vize muafiyeti şartlarını karşılamayan taraflar için ne yapılacak

Gençlik hareketliliği gibi ayrı seyahat başlıklarında kapsam tartışması yine belirleyici oluyor; AB ve İngiltere gençlik mobilite planında Türkiye’nin konumunu anlattığımız haber de benzer bir “kim dahil, kim dışarıda” ayrımı içeriyor.

Kısa özet

Taraflar, Vize Muafiyet Programı’nın güvenlik şartları kapsamında biyometrik ve kimlik verilerinin nasıl sorgulanacağını müzakere ediyor.

Toplu, otomatik ve sınırsız veri devri kararı yok. Kapsam, denetim, itiraz yolları ve hangi sistemlerin dışarıda kalacağı hâlâ masada.

Türkiye programa dahil olmadığı için Türk pasaport sahiplerine yeni bir vizesiz Amerika hakkı doğmuyor. Çifte vatandaşlar ve Avrupa kayıtlarında bilgisi bulunan üçüncü devlet vatandaşları için dolaylı etki ihtimali nihai metne bağlı.

Geçici sınır uygulamaları ve veri tabanları konusunda daha geniş arka plan için 9 ülkeye Schengen sınır kontrollerini gevşetme çağrısı haberindeki tartışma da okunabilir.

Kaynaklar

Avrupa Birliği Konseyi – Avrupa Birliği Konseyi
Erişim tarihi: 20 Haziran 2026

Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi – Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi
Erişim tarihi: 20 Haziran 2026

Avrupa Veri Koruma Denetçisi – Avrupa Veri Koruma Denetçisi
Erişim tarihi: 20 Haziran 2026

Maldita – Maldita
Erişim tarihi: 20 Haziran 2026

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş
Schengen 90/180 gün hesabıHesaplayıcıyı Aç