Türkiye Netanyahu için kırmızı bülten istedi, İsrail Erdoğan’a ağır suçlamalar yöneltti

Netanyahu kırmızı bülten talebi için Türkiye uluslararası arama sürecini başlattı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 14 Temmuz tarihli yakalama emirlerinin ardından İçişleri Bakanlığından Interpol’e başvuru yapılmasını istedi; İsrail Başbakanlık Ofisi Erdoğan’ı hedef alan sert bir açıklamayla karşılık verdi.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Türkiye, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında uluslararası arama sürecinde yeni bir adım attı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 21 Ağustos’ta açıkladığına göre İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında verilen yakalama emirleri doğrultusunda Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında kırmızı bülten yayımlanması İçişleri Bakanlığından talep edildi. Evrakın Dışişleri Bakanlığına da iletildiği bildirildi.

Reuters’ın uluslararası servisinin de doğruladığı gelişmede kritik ayrım şu: Interpol henüz Netanyahu hakkında kırmızı bülten yayımlamadı. Türkiye, kendi mahkemesindeki yakalama kararlarına dayanarak bu yönde işlem başlattı; talebin Interpol kurallarına uygunluğu ayrıca incelenecek.

Türkiye Interpol sürecini neden başlattı?

Dosya, Gazze’ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu aktivistlerine yönelik müdahaleye ilişkin Türkiye’de yürütülen kovuşturmaya dayanıyor. Gürlek’in açıklamasına göre Netanyahu ve Moskovitch hakkında “soykırım” suçundan 14 Temmuz 2026’da yakalama emri verildi. Aynı dosyada aralarında “insanlığa karşı suç”, “kasten yaralama”, “eziyet”, “nitelikli yağma” ve “ulaşım araçlarının kaçırılması”nın da bulunduğu suçlamalar yöneltiliyor. Bunlar Türkiye’de devam eden yargılamadaki isnatlar; kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü olarak sunulmamalı.

Ankara son haftalarda Gazze dosyasındaki diplomatik baskıyı da artırmıştı. Transit Haber, Türkiye’nin de içinde bulunduğu sekiz ülkenin İsrail’e yönelik son ortak çıkışını Gazze Barış Planı konusunda yayımlanan ortak açıklamada aktarmıştı. Kırmızı bülten talebi ise siyasi açıklamadan farklı olarak İstanbul’daki ceza davasına bağlı bir adli süreç.

İsrail Erdoğan’a ne söyledi?

Türkiye’nin açıklamasından sonra İsrail Başbakanlık Ofisi doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef aldı. Jerusalem Post’un aktardığı İsrail Başbakanlık Ofisi açıklamasında Erdoğan hakkında antisemitizm, Kürtler, Hamas, Kıbrıs ve Türkiye’deki muhalif siyasetçiler üzerinden ağır suçlamalar sıralandı. İsrail tarafı ayrıca Ankara’nın İsrail’e yönelik gerilimi Suriye’ye taşıdığını öne sürdü ve Türkiye’nin bölgeyi istikrarsızlaştırma girişimi olarak nitelediği adımlara karşı “güçlü biçimde” hareket etmeyi sürdüreceğini bildirdi.

Açıklamada Kıbrıs meselesi de Türkiye’ye yönelik suçlamaların arasına sokuldu. Ankara-Tel Aviv hattında son günlerde aynı sertliğin Suriye üzerinden de yükseldiği görülüyor. Transit Haber daha önce Netanyahu’nun Abu al-Duhur saldırısını Türkiye’ye mesaj olarak nitelediği açıklamayı ve İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Erdoğan’ı hedef alan sözlerini ayrı haberlerle aktardı.

Kırmızı bülten çıkarsa Netanyahu otomatik tutuklanır mı?

Hayır. INTERPOL’ün resmî açıklamasına göre kırmızı bülten, dünya genelindeki kolluk makamlarına bir kişinin bulunması ve iade, teslim veya benzeri bir hukuki işlem beklenirken geçici olarak yakalanabilmesi için yapılan iş birliği talebidir. Interpol kırmızı bülteni “uluslararası tutuklama emri” olarak tanımlamıyor. Bir kişinin yakalanıp yakalanmayacağı ve hangi işlemin uygulanacağı ilgili ülkenin hukuku ile uluslararası yükümlülüklerine göre belirleniyor.

O yüzden “Netanyahu artık her ülkede tutuklanacak”, “Interpol yakalama kararı verdi” veya “kırmızı bülten kesinleşti” gibi ifadeler mevcut aşamada hukuken doğru değil. Türkiye’nin talebi ile INTERPOL’ün olası kararı birbirinden ayrı aşamalar.

Interpol talebi hangi ölçütlerle inceliyor?

Interpol, üye ülkelerden gelen bildirim taleplerini kendi Anayasası ve Veri İşleme Kuralları bakımından denetliyor. Kurumun resmî sayfasındaki kurala göre Anayasa’nın 3. maddesi, siyasi, askerî, dinî veya ırksal nitelikteki müdahale ve faaliyetleri yasaklıyor. Kırmızı bülten taleplerini hukukçu, polis ve operasyon uzmanlarından oluşan Notices and Diffusions Task Force değerlendiriyor.

Bu incelemenin sonucu peşinen öngörülemez. Türkiye’nin ulusal mahkeme kararları ve gönderdiği dosya Interpol değerlendirmesinin başlangıç noktasını oluşturuyor; kırmızı bültenin yayımlanıp yayımlanmayacağına Interpol kendi kuralları çerçevesinde karar verecek.

Türkiye-İsrail geriliminde Suriye neden yeniden tartışmaya girdi?

Netanyahu dosyasındaki kırmızı bülten talebinin hukuki dayanağı Sumud Filosu davası. İsrail Başbakanlık Ofisinin cevabında Suriye’nin ayrıca öne çıkarılması ise iki ülke arasındaki güncel güvenlik krizini aynı siyasi tartışmanın içine taşıdı. İsrail 18 Ağustos’ta Suriye’nin kuzeybatısındaki Abu al-Duhur hava üssünü vurmuş, Türk birliklerinin tesise konuşlandırılabileceğini ileri sürmüştü. Türkiye ve Suriye tarafı kalıcı Türk üssü iddiasını reddetti; ABD de saldırıyı gereksiz tırmanma olarak eleştirdi.

21 Ağustos itibarıyla iki ayrı dosya aynı siyasi gerilimde birleşmiş durumda: İstanbul’daki ceza yargılamasından doğan Interpol talebi ve Suriye sahasındaki askerî gerilim. Hukuken bunlar aynı süreç değil. Siyasi açıklamalarda birbirine bağlanmaları, Ankara-Tel Aviv hattındaki tansiyonun yalnız Gazze ile sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş