Suriye–İsrail görüşmelerinde Türkiye düğümü: İsrail’den Türkiye şartı

Suriye’de Türk askeri üsleri, Al Jazeera Centre analizine göre Şam–Tel Aviv güvenlik müzakerelerinin çözülemeyen başlıklarından biri. Reuters’ın önceki haberleri de Türk askerî konuşlanmasının doğrudan görüşüldüğünü doğruluyor.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Suriye’de Türk askeri üsleri başlığı, Şam ile İsrail arasında yürütülen güvenlik görüşmelerinin önündeki anlaşmazlıklardan biri olarak yeniden gündeme geldi. Al Jazeera Centre for Studies’in 5 Ekim 2026 tarihli analizine göre taraflar güvenlik düzenlemelerinde kapsamlı bir uzlaşmaya ulaşamadı. Metin, İsrail’in Suriye’de Türk askerî üslerine karşı çıkmasını çözülemeyen başlıklardan biri olarak ele alıyor. Görüşmeler ağustos ortasındaki temastan sonra ilerlemedi.

Suriye'de Türk askeri üsleri neden müzakere başlığı oldu?

Al Jazeera Centre’ın değerlendirmesi, İsrail’in Türkiye ile Suriye arasında gelişen askerî ve güvenlik iş birliğini kendi hareket serbestisi açısından yakından izlediğini savunuyor. Yazıda, İsrail’in Suriye’nin orta kesimlerinde Türk askerî üsleri kurulması ihtimaline daha önce güç kullanarak karşı mesaj verdiği aktarılıyor. Gerekçe olarak da Türk teknik kapasitesinin Suriye hava sahasındaki İsrail operasyonlarını zorlaştırabileceği yönündeki İsrail güvenlik yaklaşımı gösteriliyor. Türkiye dosyasının doğrudan görüşme masasına geldiğine ilişkin bağımsız teyit Reuters’tan geliyor.

Reuters’ın 19 Ağustos tarihli haberinde Mossad Başkanı Roman Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’nin 14 Ağustos’taki temasında Türkiye’nin Suriye’deki askerî varlığı ve olası konuşlanmalarının ele alındığı bildirildi. Ajansın kaynaklarına göre İsrail tarafı Türkiye’nin silah, insansız hava aracı ve askerî personel desteğini güvenlik kaygısı olarak gündeme getirdi. Bu temas, İsrail’in 18 Ağustos’ta Ebu Zuhur Hava Üssü’nü vurmasından birkaç gün önce gerçekleşti.

Ebu Zuhur saldırısı Türkiye başlığını nasıl büyüttü?

İsrail’in Ebu Zuhur’a yönelik saldırısı, Suriye’de Türk askeri üsleri tartışmasını bölgesel gerilimin somut başlıklarından birine dönüştürdü. Millî Savunma Bakanlığı 20 Ağustos’taki basın bilgilendirmesinde saldırı öncesinde veya saldırı sırasında üste herhangi bir Türk askerî heyeti bulunmadığını açıkladı. Bakanlık, Türkiye’nin Suriye’nin “tek ordu” ilkesi çerçevesinde kendi altyapısını ve askerî kapasitesini geliştirmesine destek vermeyi sürdüreceğini de bildirdi.

Reuters’ın 20 Ağustos tarihli haberinde Türkiye ve Suriye taraflarının Ebu Zuhur’da kalıcı Türk askerî üssü kurulacağı iddiasını reddettiği aktarıldı. Ankara iş birliğini eğitim ve uzmanlık desteği çerçevesinde tanımladı. İsrail ise Türkiye’nin Suriye’de büyüyen askerî rolüne karşı uyarılarını sürdürdü. Transit Haber’in Ebu Zuhur sonrası Türkiye–İsrail gerilimini izleyen haberinde de saldırının Türk konuşlanması iddiasıyla ilişkilendirildiği, Ankara’nın ise bu çerçeveyi reddettiği ayrıntılarıyla yer almıştı.

Şam görüşmeler için ne söylüyor?

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 23 Eylül’de New York’ta düzenlenen Atlantic Council oturumunda İsrail ile birkaç tur görüşme yapıldığını ve dosyaların yaklaşık yüzde 90’ında uzlaşmaya yaklaşıldığını söyledi. Şara, bu aşamadan sonra İsrail’in ek gerekçelerle geri adım attığını belirtti; buna rağmen Şam’ın müzakere kanalında kalmaya devam ettiğini anlattı. Açıklaması, güvenlik anlaşmasının tamamlanmadığını ve temel anlaşmazlıkların sürdüğünü doğrulayan doğrudan bir taraf beyanı niteliğinde.

Al Jazeera Centre analizinde Şam’ın temel talebi, İsrail’in 1974 ayrışma hattına dönmesi ve Aralık 2024 sonrasında girdiği bölgelerden çekilmesi olarak aktarılıyor. İsrail hükümeti ise Hermon Dağı ile sınır kuşağındaki bazı noktaları güvenlik gerekçesiyle elde tutma çizgisini koruyor. Suriye’de Türk askeri üsleri konusu, bu daha geniş güvenlik pazarlığının Türkiye ile ilgili bölümünü oluşturuyor.

Türkiye–İsrail hattında çatışmasızlık mekanizması da devrede

ABD, ağustostaki saldırının ardından Türkiye, İsrail ve Suriye arasında askerî yanlış hesaplama riskini azaltacak bir temas mekanizması üzerinde çalıştığını duyurmuştu. Reuters’ın 18 Ağustos’ta yayımladığı haberde ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Ankara’nın Ebu Zuhur saldırısından önceden haberdar edilmediğini ve saldırının Türkiye sınırına yakınlığı nedeniyle askerî karşılaşma riskinin doğduğunu anlattı. Washington’ın hedefi taraflar arasında hızlı bilgi paylaşımı sağlayacak bir çatışmasızlık düzeni kurmaktı. Transit Haber’in Türkiye–İsrail çatışmasızlık mekanizmasına ilişkin dosyası da bu hattın nasıl tasarlandığını ayrıntılandırmıştı. Al Jazeera Centre’ın 5 Ekim analizi, güvenlik anlaşması çıkmasa bile bu tür temas kanallarının önemini koruyabileceğini öngörüyor ve Türkiye–İsrail hattını Suriye dosyasının ayrı bir güvenlik katmanı olarak ele alıyor.

Türkiye’nin resmî çizgisi askerî ve güvenlik iş birliğinin Suriye hükümetiyle meşru zeminde sürdürülmesi yönünde. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının 19 Ağustos açıklaması, Ankara’nın İsrail Başbakanlığının Türkiye’ye yönelik iddialarını reddettiğini ve Şam yönetimiyle iş birliğine devam edeceğini bildiriyor. Dışişleri Bakanlığı da Ebu Zuhur saldırısını Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğine yönelik ihlal olarak nitelendirdi.

Al Jazeera Centre analizinin yeni iddiası ne?

5 Ekim tarihli çalışma, daha önce ayrı ayrı gündeme gelen Ebu Zuhur saldırısı, Türk askerî desteği ve Suriye–İsrail görüşmelerini tek müzakere tablosunda birleştiriyor. Analize göre İsrail’in Suriye’de Türk askeri üsleri ihtimaline itirazı yalnız Ankara–Tel Aviv geriliminin bir parçası değil. Aynı konu, Şam ile İsrail arasında kurulmaya çalışılan güvenlik düzeninin de çözülemeyen unsurlarından biri. Çalışma yakın vadede kapsamlı siyasi anlaşmadan çok sınırlı bir güvenlik mekanizması ihtimalini tartışıyor; Türkiye ile İsrail arasında Suriye sahasında ayrıca temas kanallarının önem kazanabileceğini öngörüyor.

Transit Haber’in 27 Ağustos tarihli haberinde Suriye–İsrail temaslarının Ebu Zuhur saldırısından sonra yeniden başlaması ve Türkiye–İsrail geriliminin toplantı gündemine taşınması aktarılmıştı. Yeni Al Jazeera Centre analizi, bu sürecin sonraki aşamada ilerleyemediğini yazıyor. Türk üsleri meselesi analizde hâlâ çözülemeyen başlıklardan biri. Suriye’de Türk askeri üsleri tartışması böylece Suriye’nin gelecekteki güvenlik mimarisinin parçası olarak yeniden gündeme geliyor.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş

Sıradaki haber

İsrail bu kez Türkiye’yi “düşman değil, rakip” diye tanımladı

Haber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.