En büyük potansiyel tehdidi açıkladı
Hakan Fidan Suriye İsrail açıklaması, Ankara’nın Suriye’deki güvenlik tablosuna ilişkin son dönemde kullandığı en açık ifadelerden birini içeriyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Şam ziyareti sırasında Türk gazetecilere yaptığı değerlendirmede İsrail’i Suriye’nin yeniden istikrarsızlığa sürüklenmesi bakımından “en büyük potansiyel tehdit” olarak tanımladı.
Bu sözler yeni bir askerî karar anlamına gelmiyor. Fidan’ın değerlendirmesi, Ankara’nın 13 Eylül’de kamuya açıkladığı çizginin daha sert bir ifadeyle devamı. Dışişleri Bakanlığının ortak basın toplantısı kaydında da İsrail’in Suriye’deki olumlu gidişatın önündeki en ciddi engel olduğu savunulmuş, Abu al-Duhur hava üssüne yönelik saldırı örnek gösterilmişti. Abu al-Duhur başlığı iki ülkenin güvenlik yaklaşımındaki farkı görünür hale getiriyor. Türkiye, Suriye’nin kendi topraklarında güvenlik kapasitesi geliştirmesini egemenlik hakkı olarak değerlendiriyor. İsrail tarafında ise Türkiye’nin Suriye’de askerî etkisini genişletme ihtimaline yönelik güvenlik kaygıları dile getiriliyor. Ankara ve Şam, kalıcı Türk askerî konuşlanması iddialarını daha önce reddetti.
Fidan’ın Şam ziyareti yalnız İsrail başlığından oluşmadı. Türkiye, Ahmed Şara yönetimiyle güvenlik, devlet kurumlarının yeniden yapılanması, terörle mücadele ve bölgesel ekonomik bağlantılar üzerinde çalışıyor. Fidan’ın Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaklaşık iki saat süren görüşmesi de temasların yoğunluğunu gösteren unsurlardan biri oldu.
İsrail’deki tartışmalarda ise Türkiye’nin Suriye’deki rolüne ilişkin farklı yorumlar bulunuyor. Bazı güvenlik çevreleri Türkiye’nin belirleyici olduğu bir Suriye düzenini risk olarak değerlendiriyor. Bu görüşlerin tamamı İsrail hükümetinin resmî politikası değil; devlet açıklamalarıyla uzman yorumlarını birbirinden ayırmak gerekiyor. Sahadaki en önemli konu, siyasi gerilimin askerî unsurların aynı coğrafyada faaliyet göstermesiyle birleşmesi. Türkiye, İsrail ve Suriye arasında yanlış hesaplama riskini azaltmaya yönelik çatışmasızlık temasları ayrı bir kanal olarak sürüyor. Sert açıklamalar, bu mekanizmaların gereksiz hale geldiğini değil, tam tersine neden gerekli olduğunu ortaya koyuyor.
Hakan Fidan Suriye İsrail açıklaması açısından doğrulanmış çerçeve şu: Ankara İsrail’i Suriye’nin istikrarı açısından başlıca risk olarak tanımlıyor; İsrail tarafında Türkiye’nin Suriye’deki etkisine ilişkin güvenlik kaygıları bulunuyor. Buna rağmen kamuya açıklanmış yeni bir Türkiye-İsrail savaş kararı yok. Asıl takip edilmesi gereken, bu siyasi gerilimin sahadaki çatışmasızlık kanallarını etkileyip etkilemeyeceği. “En büyük potansiyel tehdit” ifadesi savaş ilanı değil, Fidan’ın Suriye’nin istikrarına ilişkin risk değerlendirmesi. Ankara’nın mesajı, İsrail operasyonlarının Suriye devlet kapasitesini zayıflattığı yönünde. İsrail’in güvenlik yaklaşımı ise Türkiye’nin Suriye’deki askerî etkisinin sınırlandırılması gerektiği görüşüne dayanıyor. İki tarafın açıklamaları aynı güvenlik tablosunu farklı biçimde yorumladığını ortaya koyuyor.
