Rasanah, Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin İran’la kurduğu dengeyi analiz etti
Mekke Anlaşması İran diplomasisi konusunda Suudi düşünce kuruluşu Rasanah, 26 Ekim Tahran görüşmelerini ve Ankara’nın doğrudan diyalog kanallarını değerlendirdi.

3 Kasım 2026 tarihinde International Institute for Iranian Studies (Rasanah) tarafından yayımlanan Arapça araştırma, 26 Ekim’de Tahran’a giden Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan heyetinin diplomatik girişimini ele aldı. Mekke Anlaşması İran diplomasisi bağlamında ele alınırken araştırma merkezi, üç ülkenin ortak savunma bağlarını koruyarak Tahran’la görüşmesinin bölgesel gerilimi düşürme çabalarındaki yerini tartışıyor.
Heyete Suudi Savunma Bakanı Halid bin Selman başkanlık etti. Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın da görüşmelere katıldı.
Rasanah’ın aktardığına göre heyet İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir araya geldi. 26 Ekim görüşmesi, daha önce ilan edilen üçlü savunma düzenlemesinin üyelerinin İran’la aynı diplomatik masaya oturması bakımından araştırmanın çıkış noktası.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığının 26 Ekim açıklaması, ziyaretin hedefini mevcut bölgesel krizde gerilimin azaltılması, müzakere kanallarının yeniden açılması ve Katar ile Pakistan’ın arabuluculuk girişimlerine destek verilmesi olarak tanımladı. Açıklama, görüşmelerin ardından tarafların diplomatik çabalara olumlu yaklaşması beklentisini de içeriyordu. Rasanah ise aynı temasların hangi koşullarda somut sonuçlar doğurabileceğini inceleyerek resmî bildiriden daha geniş bir stratejik yorum geliştiriyor.
Mekke Anlaşması İran diplomasisi için hangi imkânları sunuyor?
Araştırma, Pakistan’ın İran’la kara sınırını ve Türkiye’nin NATO üyeliğini üçlü heyetteki farklı diplomatik kanallar olarak ele alıyor.
Rasanah, Suudi Arabistan’ın savunma düzenlemesinde üstlendiği rolü görüşmelerin başlıca unsurlarından biri olarak değerlendiriyor. Araştırmaya göre Riyad, askerî caydırıcılığını güçlendirirken İran’la diyalog arayışını sürdürüyor. Kurum, aynı çerçevede Pakistan’ın İran sınırı ve iki tarafla iletişim kurabilme kapasitesini öne çıkarıyor. Asım Münir’in Tahran’a yaptığı önceki temaslar da bu değerlendirmede anılıyor. Türkiye için araştırmanın öne çıkardığı nokta, NATO üyeliği ve bölgesel güvenlik bağlarıyla İran’la kurulan doğrudan temasların birlikte sürdürülmesi. Rasanah, İbrahim Kalın’ın heyette bulunmasını güvenlik kurumları üzerinden yürütülen iletişimin işareti olarak yorumluyor. Kurumun görüşüne göre Ankara, savunma anlaşmasındaki ortaklarıyla hareket ederken Tahran’a doğrudan mesaj iletme kabiliyetini de muhafaza ediyor.
26 Ekim Tahran temaslarını konu alan önceki Transit Haber yayını, Kalın, Münir ve Halid bin Selman’ın ziyaretini ve tarafların diyaloğu sürdürme açıklamalarını aktarmıştı. Rasanah, Tahran ziyaretini ittifak üyelerinin diplomatik ve savunma çıkarlarıyla ilişkilendiriyor. Mekke Anlaşması İran diplomasisi ekseninde, farklı üyelerin Tahran’a ulaşabildiği kanalların olası yararları tartışılıyor.
Tahran görüşmelerinin önündeki başlıca sorunlar
Araştırma Yemen’deki Husi saldırılarını ve Suudi Arabistan’ın güvenlik kaygılarını önemli engeller arasında sayıyor. Rasanah’ın yorumuna göre saldırıların devam etmesi, Riyad’ın Tahran’la kurmaya çalıştığı güven ortamını zayıflatabilir. Kurum, İran’ın Yemen, Irak ve Lübnan’daki silahlı gruplarla ilişkisini bölgesel güvenlik düzeninin tartışmalı başlıklarından biri olarak değerlendiriyor.
Yemen’deki güncel askerî durum da diplomasi tartışmasına bağlanıyor. Husilerin Aden yönünde ilerleyişine ilişkin 2 Kasım tarihli haberde, El-Makatira ve Tur el-Baha cephelerindeki çatışmalar askerî kaynakların açıklamalarına dayanarak aktarılmıştı. Rasanah araştırması bu tür cephe gelişmelerini bölge ülkelerinin müzakere olanaklarını etkileyebilecek bir koşul olarak görüyor.
ABD ile İran arasındaki müzakerelerin geleceği, araştırmanın ikinci büyük tartışma alanı. Mekke Anlaşması İran diplomasisi çerçevesinde bu konu Rasanah’ın aktardığı bölgesel görüşmelerle bağlantılandırılıyor. Rasanah, yaptırımlar, Hürmüz Boğazı, zenginleştirilmiş uranyum ve balistik füzeler konularını birbiriyle bağlantılı dosyalar olarak sıralıyor. Kurum, yalnız Tahran’la yürütülen bölgesel temasların bu başlıklardaki anlaşmazlıkları gidermeye yetmeyebileceğini savunuyor. Washington ve Tahran’ın izleyeceği tutumun görüşmelerin sonuçları bakımından belirleyici olabileceği görüşünü ileri sürüyor. İsrail’in olası bir diplomatik yakınlaşmaya vereceği karşılık da Rasanah’ın değerlendirmesine konu oluyor. Mekke Anlaşması İran diplomasisi bağlamında bu olasılığı ele alan kurum, İsrail’in bölgesel dengelere ilişkin kaygılarını yorumluyor. Metinde İsrail’in İran’la bölge ülkeleri arasındaki uzlaşmayı kendi stratejik çıkarları açısından olumsuz görebileceği iddia ediliyor.
Araştırmanın iki senaryosu: Müzakere veya yeni çatışma
Çalışmanın son bölümünde müzakereye dönüş ve yeni çatışma olasılıkları karşılaştırılıyor. Birincisinde ABD ve İran arasında yeniden müzakereye dönülmesi ve tarafların uzlaşma arayışına girmesi ele alınıyor. Rasanah, böyle bir tabloda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın diplomatik mesaj taşıma ve gerilimi azaltma yönündeki rolünün genişleyebileceğini düşünüyor. Üç ülkenin savunma düzenlemesinin, görüşme kanalları açık kaldığında caydırıcılıkla diplomasi arasında eşzamanlı işleyebileceği yorumunu yapıyor.
İkinci senaryo yeni bir askerî tırmanma ihtimali üzerine kurulu. Rasanah sınırlı saldırılar ile daha kapsamlı çatışma arasında ayrım yapıyor. İran’ın böyle bir durumda Körfez’deki hedeflere yönelmesinin Mekke Anlaşması üyelerinin yükümlülüklerini gündeme getirebileceği değerlendirmesini paylaşıyor.
Associated Press’in 26 Ekim tarihli haberinde Tahran’daki temasların ardından tarafların güvenlik ve bölgesel işbirliği konularında görüşmeleri sürdürmeye karar verdikleri bildirildi. AP, aynı dönemde Yemen’deki çatışmaların ve ABD–İran anlaşmazlığının diplomasi girişimine eşlik ettiğini de aktardı.
Mekke Anlaşması hakkındaki önceki RUSI ve Al Jazeera değerlendirmesi, Tahran görüşmelerinin ilk sonuçlarını ve savunma düzenlemesinin sınanmasını ele almıştı. Rasanah’ın yeni çalışması ise özellikle Türkiye ve Pakistan’ın İran’la temas kanallarının hangi koşullarda işe yarayabileceğine odaklanıyor. Araştırmanın Mekke Anlaşması İran diplomasisi konusunda vardığı sonuç, ittifakın geleceğinin bölgesel çatışma düzeyi ile Washington ve Tahran arasındaki görüşmelerden etkileneceği yönünde.
Kaynaklar
- International Institute for Iranian Studies (Rasanah): اجتماع «تحالف مكة» في إيران وحدود التأثير في خفض التصعيدات الإقليمية — 3 Kasım 2026
- International Institute for Iranian Studies: Makkah Alliance Meeting in Iran: Limits of Contributing to Regional De-escalation — 2 Kasım 2026
- Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı / İslam İşbirliği Teşkilatı Haber Ajansları Birliği: Tahran ziyaretine ilişkin açıklama — 26 Ekim 2026
- Associated Press: Delegations meet in Iran with Mideast region on edge over potential for renewed fighting — 26 Ekim 2026
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
Mekke Anlaşması için TBMM takvimi değişti: Görüşme erkene çekildiHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…