AP raportörü: Türkiye raporu geçen yıldan daha sert olabilir
Türkiye raporu 28 Ekim’de beklenirken Avrupa Parlamentosu raportörü Sánchez Amor, demokrasi ve hukuk değerlendirmelerinin ağırlaşabileceğini söyledi. Ekonomik güven tartışmasına da değindi.

- Türkiye raporu için 28 Ekim öncesi hangi değerlendirmeler yapıldı?
- 2025 Türkiye raporu hangi bulguları içeriyordu?
- Avrupa Parlamentosunun 2026 kararı ne diyordu?
- Raportör demokrasi ve ekonomi arasındaki ilişkiyi nasıl anlattı?
- AB ile Türkiye arasında güvenlik ve ticaret gündemi sürüyor
- Türkiye geçen yılki rapora nasıl yanıt vermişti?
Avrupa Parlamentosunun Türkiye raportörü Nacho Sánchez Amor, 28 Ekim’de yayımlanması beklenen Türkiye raporu hakkında geçen yıldan daha olumsuz bir değerlendirme öngördü. Cumhuriyet gazetesi muhabiri İklim Öngel’in 26 Ekim 2026’da yayımladığı söyleşide Sánchez Amor, özellikle hukukun üstünlüğü ve temel özgürlüklere ilişkin eleştirilerin ağırlaşmasını beklediğini söyledi. Raportör aynı görüşmede yargı sistemine duyulan güven ile ekonomik performans arasında bağ kurdu.
Muhalefet partilerine yönelik uygulamaları eleştiren Sánchez Amor, demokratik çoğulculuk hakkındaki görüşlerini aktarırken Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin 2018’den beri fiilen durduğunu hatırlattı.
Türkiye raporu için 28 Ekim öncesi hangi değerlendirmeler yapıldı?
Söyleşide Komisyon raporlarının aday ülkelerdeki gelişmeleri izlemek üzere hazırlandığını anlatan Sánchez Amor, yeni değerlendirmede muhalefete yönelik işlemler ve temel haklar konusunun geniş yer bulmasını beklediğini söyledi. Nihai metnin değerlendirmesinin ardından siyasi tutumun belirlenmesinde AB Konseyinin rol oynadığını söyledi.
2025 Türkiye raporu hangi bulguları içeriyordu?
4 Kasım 2025’te yayımlanan Avrupa Komisyonu Türkiye raporu, yargının bağımsızlığına ilişkin sorunlar bulunduğu ve temel haklar alanındaki bazı eksikliklerin sürdüğü değerlendirmelerini içeriyordu. Hâkimler ve Savcılar Kurulunun yapısı da Komisyonun eleştirdiği konular arasındaydı. Yargı kararlarının uygulanması ve yargı mensuplarının bağımsızlığı konularına da raporda yer verildi.
Aynı yılın AB genişleme politikasına ilişkin Komisyon bildirisinde, Türkiye ile ekonomik ilişkiler ve ticaretin yanı sıra göç yönetimiyle bölgesel güvenlik alanlarında görüşmelerin sürdüğü kaydedildi. Belgede demokrasi ve hukukun üstünlüğü hakkındaki eleştiriler de yer aldı.
Komisyonun 2025 raporunda, Hâkimler ve Savcılar Kurulundaki yargı mensuplarının meslektaşları tarafından seçilmediği ve yürütmenin kurul üyelerinin belirlenmesindeki etkisinin devam ettiği değerlendirmesi yer alıyordu. Alt derece mahkemelerinin Anayasa Mahkemesi kararlarına uymasında yaşanan sorunlar da belgenin yargı bağımsızlığı bölümünde kaydedilmişti. Komisyon, bu meseleleri 2025–2029 Yargı Reformu Stratejisinin temel eksiklikleri arasında değerlendirdi.
Avrupa Parlamentosunun 2026 kararı ne diyordu?
17 Haziran 2026 tarihli Avrupa Parlamentosu kararında, 2025 Türkiye raporu için yapılan değerlendirme 381 kabul, 107 ret ve 171 çekimser oyla benimsendi. Parlamento, Türkiye’nin aday ülke statüsünün sürdüğünü kaydederken üyelik müzakerelerinin yeniden ilerleyebilmesi için hukukun üstünlüğü ve demokratik süreçlerde somut gelişme gerektiğini savundu. Türkiye dosyasının raportörü olarak Sánchez Amor, parlamenter görevi kapsamında önceki Komisyon raporuna ilişkin parlamenter çalışmaları da yürüttü.
Haziran kararında, Türkiye toplumunun AB üyeliğine yönelik beklentilere ilişkin Parlamento değerlendirmesi de yer buldu. Parlamento, aday ülke statüsünün korunduğunu belirtirken müzakere sürecinin ilerleyebilmesini somut demokratik reform şartına bağladı. Kararda üyelik müzakerelerinin yeniden başlaması için hukuk devleti alanında ölçülebilir ilerleme beklentisi de belirtildi.
Raportör demokrasi ve ekonomi arasındaki ilişkiyi nasıl anlattı?
Cumhuriyet’in Türkiye’deki yatırım fonlarına ve finansal denetim kurumlarına ilişkin sorusunu yanıtlayan Sánchez Amor, finansal düzenleyici kurumların denetim kapasitesini eleştirdi. Türkiye’de hukuki güven ve öngörülebilirlik ile yatırımcıların kararlarının bağlantılı olduğunu savundu. Ekonomik performansın yargı ve demokratik kurumlardan bağımsız ele alınamayacağı görüşünü dile getirdi; bu ilişkiye dair kendi değerlendirmesini açıkladı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yatırım ortamına ilişkin mesajları ile Türkiye’deki siyasi ve yargısal gelişmeler arasında çelişki bulunduğunu Sánchez Amor savundu. İmamoğlu hakkındaki işlemleri ve CHP kurultayıyla ilgili yargı sürecini ekonomik güven konusunda verdiği örnekler arasına koydu.
AB ile Türkiye arasında güvenlik ve ticaret gündemi sürüyor
AB kurumları arasındaki yaklaşım farkına değinen Sánchez Amor, Komisyon ile AB Konseyinin Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle insan hakları eleştirilerinde yeterince güçlü davranmadığı görüşünü dile getirdi. Avrupa Parlamentosu ile Bölgeler Komitesinin aynı meselelerde daha açık ifadeler kullandığını savundu. Raportör, Türkiye’nin stratejik öneminin üyelik koşullarına ilişkin demokratik kriterlerin yerine geçemeyeceğini söyledi.
AB ile Türkiye arasındaki temaslarda ekonomi başlığı da gündemde. 17 Ekim’de yayımlanan Brüksel ticaret diyaloğu haberinde iş insanlarının hareketliliği ve elektronik imza alanında teknik çalışma kararı aktarılmıştı. Güvenlik ilişkileri açısından Alman SWP’nin Türkiye’nin Avrupa savunmasındaki konumuna ilişkin analizi, farklı bir ortaklık tartışmasını ele alıyor.
Vize ve hareketlilik konusundaysa Avrupa Parlamentosunun Türk vatandaşlarına vize serbestisi çağrısına ilişkin önceki haber bulunuyor. Sánchez Amor, bu alanlarda Komisyon ve Konseyin Türkiye ile işbirliğini sürdürmesine rağmen temel haklar konusundaki söylemlerini yeterli bulmadığını ifade etti.
Türkiye geçen yılki rapora nasıl yanıt vermişti?
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının 4 Kasım 2025 Türkiye raporu için yaptığı açıklamada, Komisyonun yargı, temel haklar ve iç siyasi gelişmeler hakkındaki değerlendirmeleri taraflı ve dayanaksız bulunarak reddedildi. Bakanlık, aynı raporda Türkiye’nin işleyen piyasa ekonomisi ve makroekonomik politika alanında olumlu değerlendirildiği ifadelerini de aktardı.
Bakanlığın açıklamasında Türkiye’nin AB üyeliğini stratejik hedef olarak sürdürdüğü ve AB müktesebatına uyum çalışmalarının devam ettiği ifade edildi.
Kaynaklar
Cumhuriyet, İklim Öngel söyleşisi, 26 Ekim 2026
Avrupa Komisyonu, Türkiye Raporu 2025
Avrupa Komisyonu, 2025 genişleme politikası bildirisi
Avrupa Parlamentosu, 17 Haziran 2026 kararı
T.C. Dışişleri Bakanlığı, 4 Kasım 2025 rapor yanıtı
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
Financial Times ve Reuters Türkiye’deki fon krizini yazdı: 18 milyar dolarHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…