Türkiye’nin tuhaf Libya stratejisi

Video açılmıyorsa YouTube’da izle

Türkiye’nin tuhaf Libya stratejisi

2 görüntülenme 00:40

Libya stratejisi, Türkiye’nin Trablus ve Bingazi ile aynı dönemde yürüttüğü askerî ve diplomatik temaslar üzerinden şekilleniyor. Jamestown Foundation’da 9 Ekim’de yayımlanan Brian G. Karamuka imzalı analiz, Ankara’nın Libya’nın rakip güç merkezleriyle çalışmasını uzun vadeli güvenlik diplomasisi olarak yorumladı. Türkiye 2019’da Trablus yönetimini Halife Hafter güçlerine karşı desteklemişti. 2026’ya gelindiğinde ise doğu ve batı Libya’dan askerlerin aynı Türk tatbikatına katılması, iki tarafla kurulan ilişkilerin yeni boyutunu gösterdi.

Millî Savunma Bakanlığının 20 Mayıs tarihli bilgilendirmesine göre EFES-2026 tatbikatına doğu Libya’dan 331, batıdan 171 asker katıldı. Toplam 502 Libyalı personel Türk Silahlı Kuvvetleriyle birlikte eğitim gördü. Programda bot kullanımı, mayın ve el yapımı patlayıcılarla mücadele, özel kuvvet faaliyetleri, ilk yardım, amfibi harekât ve muhabere eğitimleri yer aldı. Bakanlık katılımı “Tek Libya, Tek Ordu” hedefiyle ilişkilendirdi. Tatbikatın fiilî safhası 20 Nisan ile 21 Mayıs arasında yapıldı.

Askerî temas yalnız tatbikatla sınırlı kalmadı. TCG Kınalıada Ağustos 2025’te önce Trablus Limanı’na, ardından Bingazi’ye gitti. Defense News’in haberine göre Trablus’ta deniz eğitimleri ve ortak manevralar yapıldı. Bingazi’deki Türk heyeti ise Saddam Hafter başkanlığındaki Libyalı askerî yetkililerle işbirliği imkânlarını görüştü. Aynı geminin tek görevlendirmede iki rakip merkezle temas kurması, Jamestown analizinde Türkiye’nin yeni yaklaşımına örnek olarak gösteriliyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 11–12 Ağustos 2026 tarihli Libya programı da iki merkezi kapsadı. Dışişleri Bakanlığının resmî kaydına göre Fidan Trablus’ta Abdülhamid Dibeybe, Muhammed Menfi ve Muhammed Miftah Takala ile görüştü. Bingazi’de Halife Hafter, Saddam Hafter, Akile Salih ve Bilkasım Hafter’le temas etti. Görüşmeler ayrı ayrı gerçekleştirildi; diplomatik program hem batıdaki hem doğudaki siyasi ve askerî aktörleri içerdi.

Libya stratejisi deniz yetki alanları dosyasıyla da bağlantılı. Türkiye ile Trablus yönetimi 2019’da deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat imzaladı. Jamestown analizi, doğu Libya ile geliştirilen ilişkilerin bu anlaşmaya Libya içinde daha geniş siyasi destek sağlama arayışıyla da ilişkili olduğunu savunuyor. Libya Tribune’da eylülde yayımlanan araştırma, doğudaki Temsilciler Meclisinin mutabakatı henüz onaylamadığını hatırlattı. Türkiye’nin aynı anda Trablus ve Bingazi ile kurduğu temasların kalıcı bir ortak güvenlik yapısına dönüşüp dönüşmeyeceği ise Libya’daki siyasi uzlaşma sürecinin sonucuna bağlı.

Türkiye’nin Libya’daki ilişkileri ekonomik başlıklarla da destekleniyor. Libya Tribune’un eylül araştırması, Türk şirketlerinin 1972’den bu yana ülkede yüzlerce müteahhitlik projesi yürüttüğünü ve 2025’te ikili ticaretin 4,4 milyar dolara ulaştığını aktardı. Jamestown yazısı, yeniden inşa ve savunma sanayisi alanlarını güvenlik temaslarının yanındaki uzun vadeli işbirliği başlıkları arasında sayıyor. Ankara’nın iki rakip kamp ile kurduğu temaslara ekonomik ve diplomatik başlıklar da eşlik ediyor.