Forbes yazarı Erdoğan–Netanyahu geriliminde sıcak çatışma beklemiyor: “İki lider iktidarda kalabilecekler mi?” sorusunu gündeme getiriyor
Erdoğan Netanyahu gerilimi Forbes Greece yazarı Melik Kaylan’ın 7 Ekim tarihli analizinde bu kez iç siyaset üzerinden ele alındı. Kaylan yakın vadede sıcak çatışma beklemediğini yazdı; Reuters ise Netanyahu’nun 27 Ekim seçimine 20 gün kala hesap verebilirlik protestolarıyla karşı karşıya olduğunu aktardı.

Forbes Greece’de Melik Kaylan imzasıyla 7 Ekim 2026 saat 07.30’da yayımlanan görüş yazısı, Erdoğan Netanyahu gerilimi için yakın vadede doğrudan sıcak çatışma beklemediği sonucuna varıyor. Kaylan, Türkiye ile İsrail arasındaki rekabeti Suriye, Doğu Akdeniz ve bölgesel ortaklıklar üzerinden ele aldıktan sonra yazının sonunda soruyu askerî üstünlükten iki liderin siyasi dayanıklılığına çeviriyor. Yazar, Recep Tayyip Erdoğan ile Binyamin Netanyahu’nun iç siyasi baskılar altında olduğunu savunuyor ve önümüzdeki dönemde hangisinin iktidarda kalacağına ilişkin belirsizliği öne çıkarıyor.
Kaylan’ın metni Forbes Greece’in görüş bölümünde yayımlanan imzalı bir köşe yazısı. Erdoğan’ın iç politikadaki hesabı, Netanyahu’nun dış krizleri kullanma biçimi ve iki liderin olası davranışlarına ilişkin bölümler yazarın değerlendirmeleri olarak sunuluyor. Reuters’ın 7 Ekim tarihli haberinde İsrail’deki genel seçimin 27 Ekim’de yapılacağı, oylamanın Netanyahu’nun uzun iktidarı açısından önemli bir sınama olarak görüldüğü ve seçim öncesinde 7 Ekim 2023 saldırısındaki güvenlik başarısızlığı için hesap verebilirlik taleplerinin yeniden yükseldiği aktarılıyor.
Erdoğan Netanyahu gerilimi Forbes yazısında nasıl ele alındı?
Yazı, iki ülke arasındaki gerilimi tek bir başlığa indirmiyor. İsrail’in Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ile ilişkilerini, Suriye’deki askerî hamlelerini ve Türkiye’nin bölgesel ortaklıklarını aynı rekabet tablosunun parçaları olarak görüyor. Yazara göre Suriye, iki tarafın askerî unsurlarının birbirine en fazla yaklaşabileceği alanlardan biri. Doğrudan çatışmanın bugüne kadar gerçekleşmemiş olmasını, karşılıklı hesabın sürdüğü bir ara durum şeklinde yorumluyor.
Ağustos ayında ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Washington’ın Türkiye ile İsrail arasında kurduğu çatışmasızlık mekanizmasının çalıştığını söylemişti. ABD mekanizmasına ilişkin haber askerî yanlış hesaplama riskine karşı açılan hattın ayrıntılarını aktarıyor. Eylülde BM Güvenlik Konseyi’ndeki Türkiye-İsrail restleşmesi gerilimin diplomatik boyutunu ortaya koydu.
Kaylan neden yakın vadede sıcak çatışma beklemiyor?
Forbes yazarı, Erdoğan Netanyahu gerilimi ile iki liderin iç siyasetini birbirinden ayırmıyor. Netanyahu’nun 27 Ekim seçimlerine giderken güvenlik, savaş yönetimi ve 7 Ekim 2023 saldırısının sorumluluğu konusunda yoğun baskı altında bulunduğunu yazıyor. Erdoğan için de ekonomik ve siyasi sorunların hareket alanını daralttığını ileri sürüyor. Kaylan’ın vardığı sonuca göre iki liderin yeni ve doğrudan bir Türkiye-İsrail askerî krizini iç politikada kolayca taşıyabileceği bir ortam bulunmuyor.
Reuters’ın aynı gün yayımladığı haber, Netanyahu tarafındaki seçim baskısını somutlaştırıyor. Haberde 7 Ekim saldırısının üçüncü yıl dönümünde Kudüs’te parlamento önünde göstericilerin bağımsız soruşturma talebini yinelediği, bazı protestocuların 27 Ekim seçimini doğrudan hesap verme günü olarak gördüğü aktarılıyor. Reuters ayrıca güncel anketlerde ne Netanyahu’nun ne de başlıca rakiplerinin tek başına hükümet kurmaya yetecek sandalye çoğunluğuna ulaşamadığını aktarıyor. Kaylan’ın Netanyahu için çizdiği iç siyasi baskı tablosu bu seçim takvimiyle örtüşüyor. Reuters, Netanyahu’nun güvenlik ihlalindeki sorumluluğu reddettiğini ve bağımsız soruşturma çağrılarına karşı çıktığını da kaydediyor. Habere göre saldırılarda yakınlarını kaybeden bazı aileler seçim yarışına katıldı; bu tablo seçim kampanyasında güvenlik sorumluluğunu doğrudan siyasi tartışmanın merkezine taşıdı.
Türkiye’nin Suriye çizgisi 5 Ekim açıklamasında sertleşti
Ankara tarafında ise resmî tutum Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü üzerinden açıklanıyor. T.C. Dışişleri Bakanlığı 5 Ekim tarihli 190 numaralı açıklamasında, İsrail’in Kuneytra’da “Sufa 53 hattı” olarak adlandırılan bölgede yeniden çalışma başlatmasını 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nı aşındıran bir adım olarak niteledi. Bakanlık İsrail’in işgal ettiği Suriye topraklarından çekilmesi çağrısı yaptı ve Türkiye’nin Suriye’nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğüne desteğini sürdüreceğini bildirdi.
Bakanlığın açıklaması, Ankara’nın Suriye dosyasını egemenlik ve 1974 anlaşması üzerinden kurduğunu kayda geçiriyor. Forbes yazarı aynı sahayı İsrail’in güvenlik kaygıları ve Türkiye’nin bölgesel nüfuzu üzerinden yorumluyor.
İsrail’de Türkiye söylemi seçim tartışmasının da parçası oldu
Erdoğan Netanyahu gerilimi İsrail iç siyasetinde de daha önce gündeme taşındı. İsrail Savunma Bakanlığında stratejik planlama görevinde bulunmuş emekli Albay Udi Evental, ağustosta Türkiye’nin “düşman” gibi sunulmasına itiraz etmiş ve sert Türkiye söyleminin seçim siyasetine hizmet ettiğini savunmuştu. Evental’ın Türkiye açıklamasına ilişkin haberde eski yetkilinin Türkiye’yi rakip olarak tanımladığı, gerilimi düşürecek mekanizmaların kullanılmasını istediği aktarılmıştı. Kaylan’ın 7 Ekim yazısı da farklı bir siyasi çizgiden hareket etmesine rağmen gerilimin seçim ve liderlik hesaplarıyla birlikte okunması gerektiği fikrine ulaşıyor.
Yazının sonraki bölümleri İsrail’in Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ile yakınlaşmasını, Türkiye’nin Suriye’deki etkisini ve Ankara’nın diğer bölgesel ilişkilerini uzun bir rekabet zincirinin parçaları olarak sıralıyor. Ancak yazının finalindeki ağırlık askerî senaryodan siyasi geleceğe kayıyor. Yazar, yakın gelecekte sıcak bir Türkiye-İsrail çatışması beklemediğini açık biçimde belirtiyor; asıl belirsizliğin Erdoğan ile Netanyahu’nun mevcut iç siyasi baskılar karşısında güçlerini ne kadar koruyabilecekleri olduğunu düşünüyor.
Kaynaklar
- Forbes Greece — Melik Kaylan, Erdoğan–Netanyahu: Kimsenin kazanamayacağı çatışma rotası, 7 Ekim 2026
- Reuters — İsrail’de 7 Ekim’in üçüncü yıl dönümü, seçim ve hesap verebilirlik protestoları, 7 Ekim 2026
- T.C. Dışişleri Bakanlığı — No: 190, İsrail’in Suriye topraklarındaki ihlalleri, 5 Ekim 2026
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
Jerusalem Post yazarı Türkiye–İsrail rekabetinde 5 gerilim hattı saydı: Suriye’den Kızıldeniz’eHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…