ABD yabancı çalışanlara tanınan 60 günlük süreyi kaldırmak istiyor
ABD İç Güvenlik Bakanlığı, H-1B 60 günlük süre uygulamasını kaldırmayı teklif etti. Değişiklik henüz yürürlükte değil; teklif E-1, E-2, L-1, O-1 ve TN dahil başka çalışma statülerini de kapsıyor.

ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), H-1B 60 günlük süre uygulamasını kaldırmak için resmî bir düzenleme teklifi hazırladı. Federal Register için kamu incelemesine açılan metin, belirli geçici çalışma statülerindeki yabancıların işlerinin sona ermesinden sonra 60 güne kadar ABD’de kalabilmesini sağlayan hükmün çıkarılmasını öngörüyor. Teklif henüz yürürlüğe girmiş bir kural değil. Mevcut düzenleme, nihai kural yayımlanıp yürürlüğe girene kadar geçerli kalıyor.
DHS’nin dosyası yalnız H-1B çalışanlarını kapsamıyor. E-1, E-2, E-3, H-1B1, L-1, O-1 ve TN statülerindeki çalışanlar ile onlara bağlı bazı aile üyeleri de aynı hükümden yararlanıyor. Reuters’ın 10 Eylül tarihli haberinde teklifin teknoloji ve danışmanlık gibi yabancı uzman istihdamının yoğun olduğu sektörlerde işverenlerin hareket alanını daraltabileceği aktarılıyor. İşini kaybeden kişinin yeni sponsor bulması veya başka bir yasal statüye geçmesi için kullanılan mevcut pencere ortadan kalkabilir.
60 günlük süre bugün nasıl işliyor?
Mevcut 8 CFR 214.1(l)(2) hükmü, uygun statülerdeki bir yabancı çalışanın işinin gönüllü ya da işveren kararıyla sona ermesinden sonra USCIS’in takdirine bağlı olarak 60 güne kadar ek süre tanınmasına izin veriyor. Süre, kişinin onaylı kalış döneminin sonunu aşamıyor. Çalışan bu dönemi yeni bir işverenin başvurusunu hazırlamak, statü değişikliği istemek, kalış süresini uzatmak için uygun başka bir yol bulmak veya ABD’den ayrılmak amacıyla kullanabiliyor. Bu geçiş dönemi 17 Ocak 2017’de yürürlüğe giren düzenlemeyle sisteme girdi.
60 gün yeni bir işte otomatik çalışma izni vermiyor. H-1B gibi işverene bağlı statülerde yeni işverenin göçmenlik başvurusunu uygun şekilde yapması gerekiyor. Yine de kişinin işten ayrıldığı gün ile göçmenlik statüsünü ihlal etmiş sayılacağı tarih arasına bir güvenlik aralığı koyuyor. DHS şimdi bu aralığın kaldırılmasını ve çalışma temelli statü ile o statünün dayandığı iş arasındaki bağın yeniden doğrudan kurulmasını öneriyor.
Teklif kabul edilirse işten ayrılan çalışan neyle karşılaşacak?
Federal metindeki öneri kesinleşirse, kapsamdaki çalışan işinin bittiği günün ardından statüsünü korumak için 60 günlük geçiş dönemine dayanamayacak. DHS, başka bir yasal kalış hakkı bulunmayan kişinin istihdamın sona ermesiyle ABD’den ayrılmasını öngörüyor. Bakanlığın ekonomik etki bölümünde, bu kişilerin iş aramaya devam etmek için ülke dışına çıkmak zorunda kalabileceği, uçak bileti, kira sözleşmesinin erken sonlandırılması ve gelir kaybı gibi maliyetlerle karşılaşabileceği yazıyor.
DHS ayrıca bazı dosyalarda Notice to Appear (NTA) düzenlenebileceğini ve bunun göçmenlik mahkemesi sürecini başlatabileceğini kendi değerlendirmesine ekledi. Kurum, böyle bir artışın sınırlı olmasını bekliyor. Teklif metninde kullanılan hesaplamaya göre yılda yaklaşık 3.795 çalışan, mevcut 60 günlük dönem içinde yeni bir göçmen olmayan işçi başvurusu yapılan grupta yer alıyor. DHS bu sayının yaklaşık yüzde 99,2’sinin H-1B sınıfında olduğunu hesapladı.
Türkler için E-2 detayı da var
Dosyanın Türkiye ile bağlantısı H-1B ile bitmiyor. Türkiye, ABD’nin E-1 ve E-2 anlaşmalı ülkeleri arasında bulunuyor. Türk yatırımcılar ve uygun şirket çalışanları E-2 statüsünü, ticaret yapan uygun kişi ve şirketler ise E-1 statüsünü kullanabiliyor. Teklifin kapsam listesinde E-1 ve E-2 de açık biçimde yazılı. İşini kaybeden bir Türk H-1B çalışanı kadar, statüsü belirli bir E-2 işletmesi veya işvereniyle bağlantılı çalışan Türkler de nihai metnin kapsamını takip etmek zorunda kalacak.
ABD’de çalışma veya yatırım bağlantılı bir statüyle yaşayan Türkler için başka bir nokta da aile üyeleri. DHS, asıl statü sahibine bağlı eş ve çocukların durumunun da ana yararlanıcının statüsüne bağlı olduğunu yazıyor. Çalışma izni bulunan bazı eşler için, ana statü sahibinin işini kaybetmesi ailenin ikinci gelirini de etkileyebilir. Bakanlığın beş yıllık verisinde kapsamdaki ana çalışanlara bağlı aile üyelerinin yıllık ortalaması 208.187 olarak hesaplandı; kurum bunların kaçının fiilen 60 günlük süreden yararlandığını güvenilir biçimde ayıramadığını da kaydetti.
Teklif yürürlüğe girdi mi?
Hayır. Dosyanın hukuki statüsü “notice of proposed rulemaking”, yani önerilen kural bildirimi. Indian Express’in 10 Eylül tarihli haberinde de değişikliğin teklif aşamasında olduğu ve H-1B sahipleri başta olmak üzere yabancı çalışanları etkileyebileceği aktarılıyor. Federal Register metni yazılı görüşler için yayımdan sonra 60 günlük bir kamuoyu görüş dönemi öngörüyor. DHS görüşleri değerlendirdikten sonra metni değiştirebilir, geri çekebilir veya nihai kural yayımlayabilir.
İşini bugün kaybeden bir H-1B çalışanı için mevcut 60 günlük hüküm ortadan kalkmış sayılmıyor. USCIS’in mevcut kuralları ve kişinin kendi I-94 süresi, statüsü, işten ayrılma tarihi ve varsa bekleyen başvuruları dosya bazında önemini koruyor. Teklifin yayımlanması, tek başına geçmişte başlayan 60 günlük süreleri iptal eden bir işlem değil. Sonuç, nihai kuralın yayımlanıp yayımlanmayacağına ve metinde hangi yürürlük tarihinin seçileceğine bağlı olacak.
ABD neden 2017’de verilen süreyi geri almak istiyor?
DHS, 2017’de getirilen düzenlemeyi yeniden değerlendirdiğini ve çalışma sona erdiğinde statünün de iş temeliyle birlikte sona ermesinin göçmenlik sistemini daha açık hale getireceğini savunuyor. Bakanlık, 2018 mali yılının başından 20 Mayıs 2026’ya kadar 1,9 milyondan fazla başvuru veya dilekçede 60 günlük hükümle bağlantılı ek değerlendirme yükü oluştuğunu yazdı. Teklifin gerekçeleri arasında idari yükün azaltılması ve statü şartlarının daha sıkı uygulanması bulunuyor.
Kural kesinleşirse yeni işverenlerin zamanlaması da değişecek. Mevcut sistemde işini kaybeden uygun bir çalışan 60 günlük dönem içinde yeni sponsorla başvuru yapabiliyor. Sürenin kaldırılması, yeni işverenin kişiyi ABD dışından yeniden getirmek üzere işlem yürütmesini gerektirebilecek dosyaların sayısını artırabilir. DHS, yeni bir iş bulunduğunda uygun kişinin gerekli başvuru onaylandıktan ve giriş şartlarını karşıladıktan sonra yeniden ABD’ye dönebileceğini yazıyor.
ABD’de çalışan Türkler şimdi neyi takip etmeli?
İlk takip noktası Federal Register’daki nihai takvim. Teklif 60 günlük görüş sürecinden geçmeden bugünkü hakkı kaldırmıyor. ABD’deki Türk çalışanlar, işveren sponsorluğuna bağlı statülerinde bir işten ayrılma veya işten çıkarılma ihtimali doğarsa kendi I-94 kayıtlarını, onay bildirimlerini ve yeni işveren başvurusunun zamanlamasını birlikte değerlendirmeli. Transit Haber’deki ABD vize randevularına ilişkin son gelişmeler, ABD transit vizesi rehberi ve Çalışma İzni konu merkezi ABD ve diğer ülkelerdeki çalışma ve vize değişikliklerini takip etmek için kullanılabilir.
Kaynaklar
- ABD İç Güvenlik Bakanlığı / Federal Register — Eliminating the Discretionary 60-day Grace Period
- Reuters — Trump administration proposes eliminating 60-day grace period after job loss
- The Indian Express — Proposal to scrap the 60-day H-1B grace period
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.