Miçotakis Sisi görüşmesinin zamanlaması dikkat çekti. Türkiye’yi ilgilendiren dört dosya masadaydı
Miçotakis Sisi görüşmesi 8 Eylül’de El Alameyn’de yapıldı. Türkiye resmî açıklamalarda doğrudan anılmadı; ancak deniz yetki alanları, Libya’daki yabancı güçler, GREGY enerji hattı ve Kıbrıs meselesi Ankara’yı doğrudan ilgilendiren dört ayrı dosyayı aynı masada buluşturdu.

- Birinci dosya: Deniz yetki alanlarında hangi mesaj verildi?
- İkinci dosya: Libya’daki yabancı güçler çağrısı kimi ilgilendiriyor?
- Üçüncü dosya: GREGY neden Atina için bu kadar önemli?
- Dördüncü dosya: Kıbrıs meselesi neden yeniden belirginleşti?
- Miçotakis Sisi görüşmesi: Mısır Türkiye’den uzaklaşıyor mu?
- Yunanistan’ın İsrail hattıyla birlikte nasıl bir tablo oluşuyor?
- El Alameyn görüşmesinin Türkiye açısından gerçek sonucu ne?
Miçotakis Sisi görüşmesi 8 Eylül 2026’da El Alameyn’de yapıldı ve ardından Mısır-Yunanistan-Kıbrıs Rum Kesimi üçlü zirvesine geçildi. Mısır Cumhurbaşkanlığı ile Yunanistan Başbakanlığının yayımladığı resmî metinlerde Türkiye’nin adı doğrudan geçmedi. Buna rağmen görüşmenin ve ortak deklarasyonun merkezindeki deniz yetki alanları, Libya’daki yabancı güçler, enerji bağlantıları ve Kıbrıs meselesi Ankara’nın Doğu Akdeniz politikasını doğrudan ilgilendiren başlıklar.
Asıl belirgin nokta, bu dosyaların aynı gün ve aynı siyasi çerçevede bir araya gelmesi. Miçotakis, Yunanistan ile Mısır’ın 2020’de imzaladığı kısmi münhasır ekonomik bölge anlaşmasını yeniden örnek gösterdi; aynı yaklaşımın Doğu Akdeniz ve Ege için de geçerli olduğunu söyledi. Ardından “istikrar taviz veya oldubittiye tolerans göstereceğiz demek değil” mesajını verdi. Resmî programda Miçotakis’in El Alameyn ziyareti hem Sisi’yle ikili görüşme hem de Mısır-Yunanistan-Kıbrıs Rum Kesimi üçlü mekanizmasının yeni toplantısı olarak planlandı. Ziyaretin zamanlaması, Doğu Akdeniz’de enerji projelerinin, Libya dosyasının ve deniz yetki alanı tartışmalarının yeniden hareketlendiği döneme denk geldi.Yunanistan Başbakanı görüşme sonrası açıklamasında üçlü işbirliğini “Doğu Akdeniz’de istikrar ve refah modeli” olarak tanımladı. Atina açısından Mısır yalnız enerji ve ticaret ortağı değil; aynı zamanda deniz yetki alanları konusunda Yunanistan’ın kendi tezlerini destekleyen en önemli bölgesel ortaklardan biri.
Birinci dosya: Deniz yetki alanlarında hangi mesaj verildi?
El Alameyn üçlü deklarasyonunda deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşma ve mutabakatların uluslararası hukuka, özellikle Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne uygun yapılması gerektiği vurgulandı. Miçotakis de 2020 Yunanistan-Mısır kısmi MEB anlaşmasını, siyasi irade ve uluslararası hukukla deniz alanlarının uzlaşmayla belirlenebileceğinin örneği olarak sundu.
Miçotakis bu yaklaşımın yalnız Doğu Akdeniz’de değil Ege’de de geçerli olduğunu söyledi. Türkiye UNCLOS’a taraf değil ve Ege ile Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının nasıl sınırlandırılacağı konusunda Yunanistan’dan farklı hukukî tezlere sahip. Bu yüzden El Alameyn’de kullanılan ifadeler Türkiye adı geçmese de Ankara’nın temel dış politika dosyalarından biriyle doğrudan kesişiyor.
Bu başlık, Transit Haber’in önceden izlediği Türkiye-Yunanistan GSI kablo gerilimi ile de bağlantılı. GSI projesindeki rota ve araştırma faaliyetleri, tarafların deniz yetki alanı iddialarıyla çakıştığında teknik bir enerji projesi hızla diplomatik krize dönüşebiliyor.
İkinci dosya: Libya’daki yabancı güçler çağrısı kimi ilgilendiriyor?
Üçlü ortak deklarasyonda Libya’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü desteklenirken ülkedeki “tüm yabancı güçlerin ve paralı askerlerin” çekilmesi çağrısı yapıldı. Metin herhangi bir ülkeyi isim vermeden bu ilkeyi genel biçimde ifade ediyor.
Bu çağrı Türkiye bakımından da önemli; çünkü Ankara’nın Libya’daki askerî varlığı ve Trablus yönetimiyle yaptığı güvenlik anlaşmaları yıllardır bölgesel diplomasi tartışmalarının parçası. Yine de deklarasyon doğrudan “Türkiye çekilsin” demiyor. Haberde bu ayrımı korumak gerekiyor: çağrı geneldir, Türkiye ise bu genel başlığın doğrudan ilgilendirdiği ülkelerden biridir.
Üçüncü dosya: GREGY neden Atina için bu kadar önemli?
Miçotakis, Mısır’dan Yunanistan’a elektrik taşıması planlanan GREGY bağlantısına güçlü desteklerini yineledi. Proje, Mısır’daki yenilenebilir elektrik üretimini denizaltı kablosuyla Yunanistan üzerinden Avrupa pazarına taşımayı hedefliyor. Üçlü deklarasyon da GREGY’yi enerji güvenliği ve Doğu Akdeniz’in Avrupa pazarlarına bağlanması açısından stratejik proje olarak tanımladı.
Atina aynı zamanda Kıbrıs Rum Kesimi’ndeki doğal gazın Mısır altyapısına taşınması, orada sıvılaştırılması ve gerektiğinde Yunanistan’daki Revithoussa ile Dedeağaç terminalleri üzerinden Avrupa’ya gönderilmesini istiyor. Böylece Yunanistan-Mısır-Kıbrıs Rum Kesimi hattı yalnız diplomatik değil, fiziksel enerji altyapısıyla da birbirine bağlanıyor.
Bu enerji mimarisi Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji merkezi olma hedefiyle doğrudan rekabet etmek zorunda değil; ancak bölgedeki alternatif güzergâhların sayısını artırıyor. Bu yüzden GREGY’nin ilerlemesi Ankara açısından da stratejik olarak izlenecek bir gelişme.
Dördüncü dosya: Kıbrıs meselesi neden yeniden belirginleşti?
Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi liderleri ortak deklarasyonda Kıbrıs sorununa Birleşmiş Milletler çerçevesinde çözüm bulunması gerektiğini yineledi. Miçotakis de BM Güvenlik Konseyi kararları temelinde “adil ve sürdürülebilir” çözüm çağrısını tekrarladı.
Bu yaklaşım Türkiye ve KKTC’nin son yıllarda savunduğu iki devletli çözüm çizgisiyle uyuşmuyor. Bu yüzden Kıbrıs meselesi da El Alameyn toplantısının Ankara’yı doğrudan ilgilendiren bir başka unsuru. Yine de ortak metin Türkiye’yi hedef alan yeni bir yaptırım, askerî karar veya özel mekanizma açıklamıyor.
Miçotakis Sisi görüşmesi: Mısır Türkiye’den uzaklaşıyor mu?
El Alameyn zirvesinden böyle bir sonuç çıkarmak için yeterli veri yok. Mısır son yıllarda Türkiye ile ilişkilerini de normalleştirdi ve Ankara-Kahire hattında siyasi, ekonomik ve güvenlik temasları yoğunlaştı. Transit Haber’in Mısır ve Mekke Anlaşması dosyasında da Kahire’nin Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’la yürüyen bölgesel güvenlik temaslarının dışında olmadığı görülüyor.
Bu sebeple Sisi’nin Miçotakis’le görüşmesi “Mısır Türkiye’ye karşı saf değiştirdi” şeklinde okunmamalı. Kahire aynı anda Ankara, Atina, Riyad ve diğer bölgesel başkentlerle farklı dosyalarda ilişki kuruyor. El Alameyn toplantısının önemi, Mısır’ın Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’yle uzun süredir devam eden üçlü hattını güçlendirmeye devam etmesi.
Yunanistan’ın İsrail hattıyla birlikte nasıl bir tablo oluşuyor?
Atina son haftalarda İsrail’le savunma işbirliğini de hızlandırdı. Transit Haber’in Yunanistan-İsrail savunma anlaşması haberinde aktarıldığı gibi, yaklaşık 3 milyar euroluk Aşil Kalkanı paketi Yunanistan’ın hava savunma mimarisini güçlendirmeyi hedefliyor.
Buna Mısır ve Kıbrıs Rum Kesimi’yle enerji-deniz yetki alanı işbirliği eklendiğinde Atina’nın Doğu Akdeniz’de birbirinden farklı ortaklıkları aynı stratejik çerçevede tutmaya çalıştığı görülüyor. Buna rağmen bu ilişkilerin her birinin ayrı hukuki ve siyasi temeli var; hepsini tek bir “Türkiye karşıtı ittifak” olarak tanımlamak mevcut resmî belgelerin söylediğinden daha ileri gider.
El Alameyn görüşmesinin Türkiye açısından gerçek sonucu ne?
Görüşmeden Türkiye’ye yönelik doğrudan bir karar çıkmadı. Buna karşılık Yunanistan, Mısır ve Kıbrıs Rum Kesimi deniz yetki alanları, Libya, enerji bağlantıları ve Kıbrıs meselesinde kendi ortak çizgilerini bir kez daha resmî metne bağladı. Miçotakis de 2020 MEB anlaşmasını Ege ve Doğu Akdeniz için referans göstererek Atina’nın mevcut hukukî yaklaşımından geri adım atmayacağını açıkça söyledi.
El Alameyn buluşmasının Ankara açısından asıl önemi, yeni bir cephe kurulması değil; Türkiye’nin farklı başlıklarda karşı karşıya olduğu bölgesel dosyaların aynı diplomatik masada yeniden birbirine bağlanması. Önümüzdeki dönemde GREGY’nin uygulama takvimi, Libya’daki yabancı güçler tartışması ve deniz yetki alanlarına ilişkin yeni saha faaliyetleri bu toplantının somut etkisini gösterecek.
Kaynaklar
- Yunanistan Başbakanlığı — Miçotakis’in El Alameyn üçlü zirvesi sonrası açıklamaları
- Mısır Cumhurbaşkanlığı — Sisi-Miçotakis ikili görüşmesi
- Mısır Cumhurbaşkanlığı — El Alameyn üçlü zirvesi ortak deklarasyonu
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.