Eski büyükelçi Önhon, Suudi savunmasını ve İsrail-Azerbaycan gerilimini birlikte yazdı
Mekke Anlaşması kapsamında Riyad’a savunma desteğini inceleyen eski büyükelçi Ömer Önhon, İsrail ve Azerbaycan’la gerilimleri de ele aldı.

Türkiye’nin eski Şam ve Madrid büyükelçisi Ömer Önhon, Al Majalla’da 20 Ekim 2026’da yayımlanan analizinde Suudi Arabistan’a sağlanabilecek savunma desteğini, İsrail’le sertleşen ilişkileri ve Azerbaycan’la yaşanan diplomatik anlaşmazlıkları birlikte değerlendirdi. Önhon, Mekke Anlaşması çerçevesinde Riyad’ın özellikle kutsal mekânların ve ekonomik altyapının korunması için Türkiye’den destek isteyebileceğini yazdı. Türk hükümet kaynaklarına atıfla bazı askerî personel ve unsurların bu amaçla Suudi Arabistan’a konuşlandırıldığının söylendiğini aktardı.
20 Ekim tarihli değerlendirme, Yemen’deki Husi saldırılarının Riyad için doğurduğu savunma ihtiyacından başlıyor. Diğer iki bölümde Ankara-Tel Aviv ilişkilerinin sertleşmesini ve Azerbaycan’daki eğitim düzenlemesinin Ankara-Bakü ilişkilerine yansımalarını değerlendiriyor. Yazar, Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisinin 20 Ekim’de aldığı deniz yetki alanı kararını da Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasıyla bağlantılı ayrı bir gelişme olarak inceliyor.
Ömer Önhon Mekke Anlaşması kapsamında nasıl bir destekten söz etti?
Husilerin Suudi Arabistan’daki havalimanlarıyla petrol tesislerini ve sivil yerleşimleri hedef almasının ardından bölgesel güvenlik işbirliği hızlandı. Önhon bu saldırıların Riyad’ın savunma talebini artırdığını yazıyor. Al Majalla’ya konuşan Türk hükümet kaynaklarının, Türkiye’nin Riyad’a öncelikle savunma amaçlı katkı verebileceğini söylediğini bildiriyor. Yazıda kutsal mekânların güvenliği ile enerji ve diğer ekonomik tesislerin korunması bu desteğin olası çalışma alanları arasında sayılıyor.
Mekke Anlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından 7 Ağustos 2026’da imzalandı. Dışişleri Bakanlığının 31 Ağustos tarihli ortak açıklaması, üç ülkenin savunma sanayisinde ortak teknoloji geliştirme ve üretime yönelme kararını kayda geçirdi. İstanbul’daki toplantının ardından Suudi Arabistan’da bir sekretarya kurulacağı, genel sekreterlik görevini ilk üç yıl Pakistan’dan bir ismin üstleneceği de açıklanmıştı.
Mekke Anlaşması için onay süreci 20 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisine taşındı. TBMM kayıtlarında 2/3961 esas numaralı kanun teklifinin 21 Ekim’de Başkanlığa geldiği, Dışişleri Komisyonunda bulunduğu görülüyor. Mekke Anlaşması’nın 16 maddesinde karşılıklı savunma taahhüdünün yanı sıra ittifakın komite yapısına ilişkin hükümler bulunuyor.
Reuters’ın 20 Ekim’de parlamentodaki sürece dair haberinde Mekke Anlaşması kapsamındaki ilk Türk katkısında savunma ekipmanları ve istihbarat desteğinin ağırlık taşımasının beklendiği aktarılmıştı. Ertesi gün Reuters’a konuşan iktidar partisi yetkilisi, Suudi Arabistan’a personel gönderilebilmesi için ayrı bir Meclis yetkilendirmesi planlandığını söyledi. Konuşlandırmaya ilişkin anlatım, Al Majalla’nın ismini vermediği Türk hükümet kaynaklarına dayanıyor.
İsrail ile gerilim hakkında ne yazdı?
İsrail bölümünde Önhon, Gazze savaşı sonrasında Ankara ile Tel Aviv arasındaki siyasi söylemin sertleşmesini inceliyor. Yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail yönetimine yönelik eleştirileriyle Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Erdoğan hakkında kullandığı ağır ifadeleri anımsatıyor. Netanyahu’nun yaklaşan seçimlere güvenlik gündemiyle girdiği değerlendirmesini de yapıyor. Seçim ve güvenlik ilişkisine dair bu yorum, yazarın İsrail siyasetini okuma biçiminin bir parçası. Askerî dengeleri ele alan bölümde iki ülkenin güçlü imkânları nedeniyle doğrudan çatışmanın her iki taraf için ağır sonuçlar doğuracağını düşünüyor. Kısa süre içinde diplomatik yumuşama beklemediğini belirtiyor. Önhon ayrıca İsrail’in Suudi Arabistan’la normalleşme arayışını ve Riyad’ın Filistin devleti için siyasi süreç talebini Türkiye-İsrail ilişkilerini etkileyen bölgesel unsurlar arasında görüyor.
Azerbaycan ile anlaşmazlık hangi gelişmelerden kaynaklandı?
Azerbaycan bölümünde eğitim kurumlarında laiklik ilkesine aykırı kıyafetleri sınırlandıran yeni düzenleme ele alınıyor. Önhon’a göre Türk siyasetçilerin açıklamaları ile İstanbul’daki Azerbaycan temsilcilikleri önündeki protestolar Bakü’de tepkiyle karşılandı. Ayrıca Azerbaycan’ın İsrail’le ilişkilerinin ve İran’a yönelik güvenlik yaklaşımının Ankara-Bakü arasındaki tartışmayı büyüttüğü görüşünü savunuyor.
Azerbaycan’daki başörtüsü düzenlemesi sonrasında 16 Ekim’de Türk ve Azerbaycanlı siyasi çevrelerden yapılan açıklamalar ilişkilerdeki tartışmayı büyüttü. Önhon bu tartışmayı İsrail ile Azerbaycan’ın yakın ilişkileriyle birlikte ele alıyor. Azerbaycan’ın İsrail’i bölgesel bir ortak olarak görmesinin ardında İran sınırına ilişkin güvenlik kaygılarının da bulunduğunu belirtiyor.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Bakü ziyareti Azerbaycan Cumhurbaşkanlığının 14 Ekim tarihli duyurusunda kayıtlı. İki cumhurbaşkanının görüşmesinde ikili ilişkiler ile bölgesel gelişmelerin ele alındığı açıklandı. Anadolu Ajansının 15 Ekim haberine göre Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansının Bakü zirvesinde Herzog konuşmaya başladığında Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerin temsilcileri salonu terk etti.
Ankara’da ay sonunda yapılması planlanan Türk Devletleri Teşkilatı toplantısı da analizin gündeminde. Önhon, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katılım kararını Ankara-Bakü ilişkileri açısından takip edeceğini yazıyor.
Libya Meclisinin kararı analizde nasıl yer aldı?
Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi, 2019 tarihli Türkiye–Libya deniz yetki alanları mutabakatını 20 Ekim’de onayladı. Yazar bu adımı Ankara’nın Trablus ile geliştirdiği ilişkileri ülkenin doğusundaki yönetimle de genişletmesi bakımından önemli buluyor. Aynı kararın İsrail’in yanı sıra Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimiyle deniz yetki alanı tartışmalarını etkileyeceğini değerlendiriyor.
Libya Haber Ajansının Meclis Sözcüsü Abdullah Bliheg’e dayandırdığı 20 Ekim açıklamasında, milletvekillerinin mutabakatı oybirliğiyle onayladığı ve daha önce alınan iki kararın kaldırıldığı bildirildi. 20 Ekim’deki Meclis kararı, 2019 mutabakatının daha önce doğu yönetimi tarafından reddedilmesine ilişkin tutumun değişmesi ve Türkiye ile siyasi ilişkilerin yeniden kurulması bakımından somut bir adım oldu.
Ankara Politikalar Merkezi biyografisine göre daha önce Şam ve Madrid büyükelçilikleri, NATO Daimî Temsilciliği ve Dışişleri Bakanlığının Orta Doğu ve Asya birimlerinde görev yapan Önhon, emekliliğinden sonra uluslararası ilişkiler üzerine yazılar kaleme almaya devam ediyor.
Kaynaklar
Al Majalla – Ömer Önhon, 20 Ekim 2026 bölgesel analiz
TBMM – Mekke Anlaşması, 2/3961 sayılı kanun teklifi
T.C. Dışişleri Bakanlığı – Mekke Ortak Savunma Anlaşması, 31 Ağustos açıklaması
Reuters – Anlaşmanın TBMM’ye sunulması, 20 Ekim 2026
Reuters – Suudi Arabistan’a personel yetkilendirmesi açıklaması, 21 Ekim 2026
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı – Aliyev–Herzog görüşmesi, 14 Ekim 2026
Anadolu Ajansı – Bakü CICA toplantısındaki salonu terk etme olayı, 15 Ekim 2026
Libya Haber Ajansı – Temsilciler Meclisinin onayı, 20 Ekim 2026
Ankara Politikalar Merkezi – Ömer Önhon biyografisi
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
Bot operasyonuna rağmen Schengen randevusu kuyruğu sürüyor: VFS sebebini açıkladıHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…