Polonya Anayasa Mahkemesi için uzlaşma çağrısı: ECFR’den yeniden kuruluş önerisi

Polonya Anayasa Mahkemesi için yeni kurallar öneren ECFR Direktörü Piotr Buras, kurumun toplumda yeniden güven kazanması için siyasi uzlaşma gerektiğini savundu.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Avrupa Dış İlişkiler Konseyinin (ECFR) Varşova Direktörü Piotr Buras, 2 Kasım 2026 tarihinde Polonya Anayasa Mahkemesi için yeniden kuruluş önerisi yayımladı. Buras, mahkemenin farklı siyasi kesimlerde güven kaybettiğini savunuyor. Araştırmacıya göre kurumun toplumun farklı siyasi kesimlerinde yeniden meşru kabul edilmesi, tarafların üzerinde anlaşacağı kurallarla yeni bir yapının kurulmasını gerektiriyor.

ECFR’de yayımlanan değerlendirmede Buras, mevcut mahkemenin kademeli olarak sona erdirilip ortak mutabakatla oluşturulacak yeni bir anayasal yargı düzenine geçilmesini önerdi. Yazı, Polonya’daki son mahkeme yönetimi kavgasının ardından yayımlandı. Öneri, siyasi aktörlerin kabul ettiği bir reform programından çok, kurumun kamuoyunda yeniden güven kazanması için araştırmacının ortaya koyduğu bir çözüm. Buras, bunun için siyasi kamplar arasında uzlaşma gerektiğini söylüyor.

Polonya Anayasa Mahkemesi için Buras’ın önerdiği çözüm

Araştırmacı, yıllar boyunca yaşanan siyasi müdahalelerin mahkemenin otoritesini ve toplumdaki meşruiyetini zayıflattığını değerlendiriyor. Hukuki tartışmaların yalnızca mahkemedeki belirli yöneticilerin görevden ayrılmasıyla sona ermeyeceğini savunuyor.

Buras’ın çözüm olarak anlattığı anayasal yeniden başlangıç yaklaşımında, mahkemenin gelecekteki yapısı konusunda hükümet ve muhalefet arasında geniş bir anlaşma sağlanması hedefleniyor. Böyle bir anlaşmanın yeni üyelerin seçilme usulünden kurumun işleyişine kadar ortak kurallara dayanması gerektiğini yazıyor.

Buras, uzlaşmanın kısa vadede sağlanmasını zor görüyor. Çözüm için 2027 sonbaharındaki parlamento seçimlerinden sonraki dönemi tartışıyor. ECFR analizinde küçük parlamento partilerinin iki siyasi taraftan da benzer bir yeniden başlangıç fikrine destek verdiği aktarılıyor. Yazar, mahkemenin bir tarafın zaferiyle yeniden düzenlenmesinin diğer kesimin kuruma duyduğu güvensizliği derinleştirebileceğini düşünüyor. Değerlendirmesinde, seçimlerden sonra kurulacak parlamentoda uzlaşma arayışına yer veriyor.

Mahkeme başkanının görevden uzaklaştırılması krizi büyüttü

Ekim 2026 sonunda Polonya Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Święczkowski’nin geçici olarak görevden uzaklaştırılması yeni bir siyasi çatışma yarattı. Karara karşı çıkan Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ve Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) çevresi, yaşananları anayasal yetkilere müdahale olarak nitelendirdi. Başbakan Donald Tusk’ın hükümeti ise mahkemenin çalışmasının ve seçilmiş yargıçların görev yapmasının sağlanması gerektiğini savundu. 31 Ekim’de mahkeme önünde yaşanan protestolar sırasında taraflar aynı konuda karşılıklı suçlamalarda bulunmuştu.

Associated Press’in 4 Kasım tarihli haberine göre Cumhurbaşkanı Nawrocki, parlamentoda seçilen bazı yargıçların yeminini kabul etmedi. Yargıçların kendi yemin işlemlerini yapmasının ardından mahkemenin liderliği üzerinde yeni bir anlaşmazlık başladı. Hem hükümet hem de muhalefet karşı tarafın anayasayı ihlal ettiğini ileri sürüyor. Mahkemenin üyeleri ve toplantı yeter sayısı konusundaki anlaşmazlık, kurumsal kararların alınmasını da güçleştiriyor. AP, bazı hak savunucularının hükümetin yöntemlerinin hukuka uygunluğunu ayrıca sorguladığını aktarıyor.

2015 yılında başlayan Polonya Anayasa Mahkemesi tartışması, geçen on yılda birçok atama ve yetki anlaşmazlığına dönüştü. PiS yönetiminin mahkemeye yaptığı yargıç atamaları ve sonraki kararlar, Polonya’da siyasi ve hukuki anlaşmazlıkların odağı haline geldi. Buras, 2020’de kürtaj hakkını büyük ölçüde sınırlayan mahkeme kararını ve 2021’de Avrupa Birliği hukukunun önceliğini sorgulayan hükmü bu dönemin örnekleri olarak anıyor. 2023 sonunda iktidara gelen Tusk koalisyonu, önceki dönemdeki yargı uygulamalarını değiştirmeyi hedefledi.

Avrupa Konseyinin yargı bağımsızlığı uyarısı

19 Mayıs 2026’da Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi izleme raportörleri, Polonya’daki Anayasa Mahkemesi ile Ulusal Yargı Konseyinin siyasallaştığı yönündeki kaygılarını bildirdi. Raportörler, siyasallaşmanın yargı bağımsızlığını ve kuvvetler ayrılığını zayıflattığını belirterek devlet kurumlarından üst yargı makamlarının siyasi etkilerden arındırılması için birlikte hareket etmelerini istedi. Açıklamada, anayasa ve hukuk usullerinin siyasi güç mücadelesi için kullanılmasına ilişkin endişeler de dile getirildi.

2026 tarihli Avrupa Komisyonu Hukukun Üstünlüğü değerlendirmesinde Polonya Anayasa Mahkemesinin bağımsızlığına ve içtihatlarına yönelik ciddi kaygıların Avrupa Birliği Adalet Divanı kararlarında teyit edildiği kaydediliyor. Komisyon, Polonya’nın yargı sisteminde bazı adımlar attığını, Ulusal Yargı Konseyine ilişkin düzenlemeler ile mahkemelerin bağımsızlığı konusunda çözülmemiş başlıkları sıraladı.

Uluslararası Hukukçular Komisyonu (ICJ) da 3 Kasım’da yayımladığı açıklamada mahkemenin başkan ve başkan yardımcısının geçici olarak görevden uzaklaştırılmasına ve Cumhurbaşkanının beş seçilmiş yargıcın yeminini kabul etmemesine değindi. Kuruluş, devlet kurumlarından mevcut krizi hukukun üstünlüğüne ve yargı bağımsızlığı ilkesine uygun yollarla çözmelerini istedi. ICJ, 5 Mayıs’ta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin dört seçilmiş yargıcın görev yapmasının engellenmemesi için geçici tedbir talep ettiğini de hatırlattı.

Siyasi uzlaşma tartışmasında 2027 seçimleri

Uzlaşmayı mahkemenin geleceği için gerekli gören Buras, Polonya Anayasa Mahkemesi konusunda yalnız hukuki düzenlemelerin yeterli olmayacağını düşünüyor. Ortak bir kurumsal tasarım konusunda anlaşma arayışını, 2027 seçimlerinin ardından oluşacak parlamentonun muhtemel çalışma başlıklarından biri olarak ele alıyor. Eski PiS hükümetlerinin atamaları hakkındaki tartışma ile Tusk koalisyonunun son müdahalesine yöneltilen eleştirileri aynı güven sorununda buluşturuyor. Yazarın önerisi, henüz parlamentoya sunulmuş veya onaylanmış bir anayasa değişikliği metni şeklinde açıklanmış değil.

Kamu kurumlarının siyasi denetimi hakkında ülkede daha önce de ayrı soruşturmalar yürütüldü. Pegasus yazılımı hakkında yayımlanan Polonya raporuna ilişkin haber devletin gözetim araçlarının kullanımına yönelik başka bir soruşturmayı konu alıyor. Bu dosya ile yargıç atama anlaşmazlığı farklı süreçler; her ikisi de Polonya’daki kamu kurumlarının yetkileri etrafında yürüyen tartışmaların ayrı örnekleri.

ECFR araştırmacısı, mahkeme krizinin Polonya’nın jeopolitik kararlarla uğraştığı dönemde yaşandığını da belirtiyor ve ülkede kalıcı bir Amerikan askerî üssünün kurulmasına ilişkin kararları hatırlatıyor. ABD’nin Polonya’ya asker sevkiyatı konusundaki önceki haber, ikili güvenlik ilişkisinin başka bir başlığını ele alıyor. Buras’ın değerlendirmesindeki asıl öneri ise mahkemenin geleceğinin, çatışan siyasi çevreler arasında kabul gören bir anayasal çerçeveyle belirlenmesi.

Kaynaklar

European Council on Foreign Relations — Piotr Buras, Crisis in Poland: How to restore public legitimacy to the Constitutional Tribunal, 2 Kasım 2026

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi — Poland: PACE monitors concerned at persisting politicisation of the highest judicial functions, 19 Mayıs 2026

Associated Press — What to know about the crisis around Poland’s Constitutional Tribunal, 4 Kasım 2026

Uluslararası Hukukçular Komisyonu — Poland: the constitutional crisis must be resolved through the rule of law, 3 Kasım 2026

Avrupa Komisyonu — 2026 Rule of Law Report, Poland country chapter

Reuters — What’s behind Poland’s constitutional crisis?, 2 Kasım 2026

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş

Sıradaki haber

Polonya Anayasa Mahkemesinde yönetim krizi: Cumhurbaşkanından darbe suçlaması

Haber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.