Al-Monitor: İsrail’de iktidar değişirse Şam’la anlaşma ihtimali artabilir
İsrail seçimleri öncesinde Al-Monitor yazarı Ezgi Akın, daha uzlaşmacı bir hükümetin Şam’la güvenlik görüşmelerine alan açabileceğini değerlendiriyor. Türkiye’nin Suriye’deki güvenlik rolü de müzakerelerdeki başlıklardan biri.

İsrail seçimleri 27 Ekim’de yapılacak. Al-Monitor yazarı Ezgi Akın’ın seçim öncesi yayımlanan analizinde olası bir iktidar değişikliğinin Suriye ile güvenlik görüşmelerine yeni alan açabileceğini yazıyor. Akın’a göre daha uzlaşmacı bir hükümet, İsrail’in kuzey sınırındaki gerilimi azaltmayı, Washington’ın bölgesel öncelikleriyle daha uyumlu hareket etmeyi ve Şam’la İran konusunda görüşmeyi isteyebilir. Suriye’nin İsrail’den çekilme ve saldırıların durdurulması talebi ise mevcut müzakerelerin merkezinde duruyor.
İsrail seçimleri Şam ile görüşmelerde hangi ihtimali doğuruyor?
Akın’ın değerlendirmesi, 27 Ekim sandığından daha az sertlik yanlısı bir koalisyon çıkması ihtimaline dayanıyor. Al-Monitor analizinin açık bölümünde Başbakan Binyamin Netanyahu’nun karşısındaki isimler arasında eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un adı geçiyor. Eisenkot’un Yashar partisi ve diğer muhalefet liderlerinin ittifakı, yeni hükümet aritmetiğinde etkili olmayı hedefliyor. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara yönetimi de seçim sonucunu yakından izleyen bölgesel aktörler arasında sayılıyor.
Associated Press’in 26 Ekim tarihli seçim değerlendirmesinde seçim kampanyasının Netanyahu’nun liderliği ve askerlik yükümlülüğü etrafında şekillendiği aktarılıyor. Parlamento aritmetiği koalisyon kurulmasını gerektirebilir. İsrail seçimleri sonrasında kurulacak koalisyonun bileşimi, Şam’a yönelik diplomatik tutumu da etkileyebilir. İsrail’in askeri güvenlik öncelikleri ise koalisyon değişse de müzakere koşullarını etkilemeye devam edebilir.
Suriye ile güvenlik anlaşmasında hangi konular görüşülüyor?
Şam ve Tel Aviv arasındaki temaslar uzun süredir ABD’nin arabuluculuğunda yürütülüyor. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Reuters’a 23 Ağustos’ta verdiği röportajda güvenlik anlaşması müzakerelerinin İran savaşı döneminde durduğunu söyledi. Şeybani, İsrail’in Ebu Zuhur Hava Üssü’ne saldırmasının ardından doğrudan temasın kesildiğini, buna rağmen görüşmelerin yeniden başlamasını beklediğini anlattı. Bakan, karşılıklı güvenin yetersiz olduğunu da dile getirdi. Reuters söyleşisinde Şeybani, Washington’ın iki tarafı yeniden görüşme masasına getirmek için baskı yaptığını, ancak İsrail’in saldırılarının bu çabayı zorlaştırdığını anlattı. İsrail Başbakanlık Ofisi o tarihte Şeybani’nin sözleriyle ilgili Reuters’ın yorum talebini yanıtlamadı. Şeybani, ülkesinin uzun savaşın ardından yeniden inşaya odaklandığını ve komşularıyla istikrarlı ilişki kurmaya çalıştığını da anlattı.
Görüşmelerin gündeminde İsrail birliklerinin Beşşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinden sonra girdiği Suriye bölgelerinden çekilmesi ve güneydeki güvenlik bölgelerinin düzenlenmesi bulunuyor. Şeybani’nin Reuters’a anlattığı taslakta, Birleşmiş Milletler güçlerinin bulunduğu bir ayrım bölgesi ile Suriye askerlerinin farklı yoğunlukta konuşlanabileceği alanlar bulunuyor. Şam yönetimi, İsrail saldırılarının durmasını ve hava sahasının kullanımına ilişkin güvenlik sorunlarının giderilmesini önceliklendiriyor.
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, eylülde yapılan görüşmelerin geçmiş bir aşamasında metin üzerinde büyük ölçüde uzlaşıldığını açıklamıştı. Transit Haber daha önce Şara’nın yüzde 90 düzeyindeki uzlaşı açıklamasını ayrı haberle aktardı. Şara’nın sözleri önceki görüşmelerdeki ilerlemeye ilişkindi. 27 Ekim İsrail seçimleri öncesinde taraflar yeni bir güvenlik anlaşmasının imzalandığını açıklamadı.
Ankara’nın Suriye güvenliği konusundaki tutumu ne?
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 13 Eylül’de Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile düzenlediği basın toplantısında İsrail ile güneyde kalıcı güvenlik düzenlemesinin 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması temelinde kurulması gerektiğini söyledi. Fidan, Şeybani ile Suriye’nin egemenliğini ilgilendiren konuları da görüştü. Ankara’nın açıkladığı yaklaşım, sınır güvenliğini ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü aynı diplomatik çerçevede ele alıyor.
Türkiye’nin Suriye ile askerî eğitim ve güvenlik işbirliği, İsrail’in Şam’a yönelik taleplerinin tartışıldığı başlıklardan biri. Reuters’ın Şeybani söyleşisinde İsrail’in Ebu Zuhur Hava Üssü’nü hedef alırken buraya Türk birliklerinin yerleşeceği iddiasını gündeme getirdiği; Ankara ve Şam’ın bu iddiayı reddettiği aktarılıyor. Ebu Zuhur saldırısı sonrasında temasların kesilmesi ile Türkiye’nin Suriye’deki askerî varlığına ilişkin İsrail talepleri daha önce yayımlanan haberlerde de ele alındı.
Şeybani’nin açıklamasına göre ABD’nin üzerinde çalıştığı Türkiye–İsrail–Suriye çatışmasızlık mekanizması, olası askerî sürtüşmeleri önlemeyi amaçlıyor. Şeybani, önerilen çatışmasızlık mekanizması üzerinde henüz mutabakat sağlanmadığını aktardı. İsrail seçimleri sonrasında Şam’la yeniden görüşme yürütülürse Ankara’yı ilgilendiren başlık, özellikle Suriye’deki güvenlik işbirliği ile İsrail’in sınır ötesi askerî faaliyetleri arasındaki gerilim olacak.
1974 anlaşması neden yeniden gündemde?
BM Güvenlik Konseyinin 2824 (2026) sayılı kararında İsrail ve Suriye’den 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na uymaları isteniyor. Karar, iki tarafın ateşkes hattında itidal göstermesini, BM Ayrıştırma Gözlem Gücü (UNDOF) ile iletişimi sürdürmesini ve ayrım bölgesinde askerî faaliyet yapılmamasını öngörüyor. Konsey, UNDOF’un görev süresini 31 Aralık 2026’ya kadar uzattı. Bu hükümler, tarafların gelecekte müzakere edebileceği güvenlik planlarının mevcut hukuki dayanaklarından birini oluşturuyor.
Golan Tepeleri, İsrail’in 1967 savaşında Suriye’den ele geçirdiği ve kontrolünü sürdürdüğü topraklar arasında bulunuyor. Şam, 2024 sonundan sonra İsrail birliklerinin girdiği ilave Suriye topraklarından çekilmesini istiyor. Reuters’ın ağustos görüşmesinde Şeybani, Golan dosyasının daha sonraki bir aşamada ele alınmasını istediğini anlatmıştı. Şeybani, saldırıların durmasını daha geniş bir barış sürecine geçiş için öncelikli görüyor.
Washington ve Şam seçim öncesi ne görüştü?
Suriye resmî haber ajansı SANA’nın 21 Ekim duyurusuna göre Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile Şam’da görüştü. Dışişleri Bakanı Şeybani’nin de katıldığı toplantıda bölgesel gelişmeler ve güvenliği güçlendirmeye dönük işbirliği görüşüldü. Suriye ve ABD yetkililerinin açıklanan gündemi bölgesel güvenlik ve diplomatik koordinasyondu.
Seçime bir hafta kala yayımlanan Levant24 değerlendirmesinde İsrailli araştırmacı Carmit Valensi, muhalefetin hükümet kurması halinde Suriye ile diplomatik temasların yeniden gelişebileceğini söyledi. Aynı değerlendirmede güvenlik taleplerinin ve İsrail’in güney Suriye’deki askerî mevzilerinin uzlaşmayı zorlaştırabileceği aktarılıyor. İsrail seçimleri hakkındaki Akın analizi de yönetim değişikliği ihtimalini Şam’la müzakerelere bağlıyor. Anlaşmanın içeriğini ise ancak tarafların resmî mutabakatı belirleyecek.
Kaynaklar
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
İsrail’de Netanyahu çoğunluğu kaybetse bile muhalefet hükümet kuramayabilirHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…