Trump yönetiminin New York’a açtığı ICE davasını hâkim reddetti
New York ICE davası, federal hâkimin 15 Ekim’de verdiği kararla reddedildi. Mahkeme, belediye polisinin gözaltı yetkisini, ICE bilgi taleplerini ve yerel personelin kullanımını ayrı ayrı ele aldı.

- New York ICE davası hangi belediye kurallarını hedef aldı?
- Hâkim federal hükümetin dava açma gerekçesini neden kabul etmedi?
- Göçmenlik statüsü ile tahliye bilgileri nasıl ayrıldı?
- Federal hukuk ve Anayasa’nın Onuncu Değişikliği konusunda ne kararlaştırıldı?
- Dava ne zaman açıldı, New York yönetimi ne yaptı?
- Belediye Meclisinde düzenlemeleri kaldırma önerisi de bulunuyor
- New York Belediye Başkanı karara nasıl tepki verdi?
- ABD’de ICE ile ilgili diğer yargı ve uygulama dosyaları
New York’ta ICE davası, federal yargıç Ramón E. Reyes Jr.’ın 15 Ekim 2026’da Trump yönetiminin belediyenin göçmenlik uygulamalarında ICE ile iş birliğini sınırlayan yasalarını iptal ettirmek için açtığı başvuruyu reddetmesiyle sonuçlandı. Brooklyn’deki New York Doğu Bölgesi Federal Mahkemesinin 25 sayfalık kararında, federal hükümetin dava açma yetkisi için gerekli koşulları karşılamadığı ve belediyenin polis gücü ile personelini göçmenlik işlemlerinde kullanmaya zorlanamayacağı gerekçeleri yer aldı. New York ICE davası, 24 Temmuz 2025’te açılmıştı.
Reuters’ın 15 Ekim tarihli haberine göre federal hükümet, şehir polisinin ICE talebi üzerine göçmenleri gözaltında tutmasını engelleyen ve gözaltı bilgilerini paylaşmasını sınırlayan kuralların kaldırılmasını istiyordu. Hâkim, belediye kurallarının eyalet hukukuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi. Mahkeme kaleminden dava dosyasının kapatılmasını isteyen hüküm de aynı gün imzalandı.
New York ICE davası hangi belediye kurallarını hedef aldı?
Adalet Bakanlığının ICE davası kapsamındaki başvurusu, New York Şehir İdare Kanunu’nun 9-131, 9-205, 14-154 ve 10-178 numaralı maddelerine ve New York Polis Departmanının 4 numaralı operasyon emrine yönelmişti. İlk üç hüküm sırasıyla ceza infaz birimleri, denetimli serbestlik makamları ve polis teşkilatının federal göçmenlik gözaltı taleplerine hangi koşullarda yanıt vereceğini düzenliyor. Dördüncü hüküm, belediyenin çalışanlarının zamanını ve şehir mülklerini sivil göçmenlik denetiminde kullanmasını sınırlandırıyor.
Karar metnine göre yerel birimler, ICE’nin 8 CFR 287.7 çerçevesindeki gözaltı talebine genel olarak ancak adli bir yakalama emri sunulması ve kişinin şiddet içeren veya ağır suçtan mahkûm olması ya da terör tarama listesinde olası eşleşme olarak belirlenmesi koşullarıyla uyabiliyor. Polis için ayrı bir istisnada, belirli ağır suç ve önceki sınır dışı edilmeden sonra hukuka aykırı yeniden giriş durumlarında adli emir beklenirken en fazla 48 saat tutulmaya izin veriliyor. Süre sonunda emir ulaşmadığında kişi serbest bırakılıyor. İdari gözaltı bildirimi, ICE tarafından yerel kurumlara gönderildiğinde iki farklı talep içerebiliyor: yerel kurumun tahliyeden önce federal makama haber vermesi ve kişinin normal tahliye tarihinden sonra 48 saate kadar tutulması. Federal mahkeme kararında bu bildirimlerin yerel kurumlar için zorunlu bir gözaltı emri niteliği taşımadığına ilişkin önceki içtihatlara atıf yapıldı. Federal makamların düzenlediği idari emir ile hâkimin verdiği adli yakalama emri arasındaki yetki farkı da yerel hükümlerin uygulanmasında esas alındı.
Hâkim federal hükümetin dava açma gerekçesini neden kabul etmedi?
Reyes, ICE davasında ileri sürülen zararın dava edilen belediye kuralından kaynaklanması ve mahkemenin istenen kararla zararı giderebilmesi gerektiğini anlattı. New York eyalet hukukuna göre yerel polis, sivil göçmenlik ihlalleri için kendi başına yakalama yetkisine sahip değil. Hâkim, belediye hükümleri iptal edilse bile eyalet düzeyindeki bu yetki sınırının devam edeceğini belirledi. Böylece federal yönetimin gözaltında tutma talebine ilişkin iddiası, istediği mahkeme kararıyla giderilebilir bir zarar olarak kabul edilmedi.
Yerel polise federal sivil göçmenlik talebini yerine getirme yetkisi tanıyacak olası düzenlemelerin adresi, kararın bu bölümüne göre New York Eyalet Meclisi veya Kongre. Bu organların her biri kendi yasama yetkisi çerçevesinde değişiklik yapabilir. Mevcut davada istenen şehir hükümlerinin iptali, bu iki yasama organının yetki alanındaki değişikliğin yerine geçmiyordu.
Göçmenlik statüsü ile tahliye bilgileri nasıl ayrıldı?
Bilgi paylaşımına ilişkin bölümde federal yönetim, ICE davası sırasında 8 USC 1373 ve 1644 hükümlerinin yerel kurumlarla göçmenlik statüsü bilgisinin paylaşılmasını güvenceye aldığını savundu. Reyes’in değerlendirmesine göre bu hükümler, kişinin vatandaşlığı ve federal göçmenlik hukuku bakımından yasal sınıflandırılması hakkındaki bilgilerin paylaşımını düzenliyor. Bir kişinin hangi gün salıverileceği, nerede tutulduğu ya da şehir çalışanlarının onu ICE’ye teslim edip etmeyeceği, kararda farklı başlıklar altında değerlendirildi.
Belediyenin 10-178 numaralı maddesindeki istisna, federal kanunun gerekli kıldığı bilgi akışının devamına izin veriyor. Mahkeme, yerel düzenlemelerle 1373 sayılı federal hüküm arasında hükümetin öne sürdüğü doğrudan aykırılığı saptamadı. Polis operasyon emrindeki kişinin bulunduğu konumu sivil göçmenlik makamlarına bildirmeme kuralı da kararın değerlendirdiği ayrı yerel uygulamalar arasındaydı.
Federal hukuk ve Anayasa’nın Onuncu Değişikliği konusunda ne kararlaştırıldı?
Federal hükümet, ICE davasında Anayasa’daki federal hukukun üstünlüğü hükmüne dayanarak şehir kurallarının ulusal göçmenlik yasası karşısında geçersiz olduğunu ileri sürdü. Mahkeme, doğrudan çatışma, açık kanuni üstünlük ve federal alanın tamamının düzenlenmesi temellerindeki iddiaları inceledi. Reyes, 1373 ve 1644 numaralı hükümlerinin bireylerin davranışlarını düzenlemekten ziyade kamu kurumları arasındaki bilgi alışverişini ele aldığını, belediye kurallarını ortadan kaldıracak hukuki dayanak oluşturmadığını yazdı.
Kararda Anayasa’nın Onuncu Değişikliği kapsamındaki federal yönetimin yerel kurumlara doğrudan görev yükleyememesi ilkesi de ayrı gerekçe oldu. Hâkim, Kongrenin eyalet ve yerel idareleri federal bir programın uygulayıcısı olmaya zorlayamayacağına ilişkin Yüksek Mahkeme içtihatlarına dayandı. Belediye çalışanlarının nerede görev yapacağına, şehir mülklerinin hangi işlerde kullanılacağına ve kurumların bütçe kaynaklarını nasıl ayıracağına yerel yönetimin karar vermesi bu gerekçede ele alındı.
Federal hükümete ayrımcılık yapıldığı savına ilişkin bölümde ise benzer durumda olup belediye tarafından daha avantajlı muamele gördüğü belirlenebilecek bir kurum gösterilemediği kaydedildi. Reyes, yerel kuralların federal kurumları doğrudan yönetmediğini ve şehir personelini ICE için zorunlu çalıştırma sonucuna yol açacak bir hükmün anayasal yetki sınırlarını aşacağını değerlendirdi.
Dava ne zaman açıldı, New York yönetimi ne yaptı?
Washington yönetimi 24 Temmuz 2025’te New York Belediyesini ve ilgili idareleri davalı gösterdi. Şehir yönetimi 2 Aralık 2025’te davanın reddini istedi. Taraflar 2026’nın ilk aylarında yazılı savunmalarını sundu; mahkeme 29 Haziran 2026’da federal hükümetin dava açma yetkisi konusunda ek görüş talep etti. Nihai karar 15 Ekim’de, dosyanın 79 numaralı işlemi olarak kayda geçti.
Şehirdeki kuralların farklı tarihlerde oluşturulduğu, Belediye Başkanlığına sunulan 2026 denetim raporunda da gösteriliyor: ceza infaz birimlerinin ICE gözaltı taleplerini raporlaması 2011, polis için benzer yükümlülük 2013, denetimli serbestlik biriminin ve kurumlar arası bilgi taleplerinin kapsamı ise 2017 düzenlemelerine dayanıyor. Denetim raporu, dört yerel idare maddesinin uygulanmasını kurum bazında inceledi.
Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin 6 Şubat 2026 tarihli 13 numaralı yürütme emri, polis, ceza infaz, denetimli serbestlik ve bazı diğer şehir kurumlarının federal göçmenlik makamlarıyla temasına ilişkin usullerini gözden geçirmelerini istemişti. Kurumlara belediye yasalarına uyum hakkında 90 gün içinde rapor sunma görevi verilmiş, son tarih 7 Mayıs olarak belirlenmişti.
Belediye Meclisinde düzenlemeleri kaldırma önerisi de bulunuyor
Şehir Meclisinin ICE davası sürerken 29 Ocak 2026’da komisyona sevk edilen 515 sayılı teklifinde, davada tartışılan dört kanun maddesinin yürürlükten kaldırılması isteniyor. Meclis kayıtlarında teklifin komisyon aşamasında olduğu ve yürürlük kazanmış bir yasa numarası bulunmadığı görülüyor. Tasarıyı Vickie Paladino, Joann Ariola, Inna Vernikov, David Carr, Farah Louis ve Frank Morano sundu.
15 Ekim tarihli kararda, başka eyalet ve şehirlerin benzer düzenlemelerine karşı açılan davalara da atıf yapıldı. New Jersey, Rochester, Minnesota, Los Angeles, Boston, Colorado ve Illinois dosyaları yargıcın değerlendirdiği örnekler arasında yer aldı. New York merkezli Gothamist’in aynı günkü haberi, mahkemenin davayı reddetmesinin ardından Adalet Bakanlığından hemen bir yorum alınamadığını aktardı.
New York Belediye Başkanı karara nasıl tepki verdi?
Mamdani, 15 Ekim’de belediyenin resmî sitesinde yayımlanan açıklamasında mahkeme hükmünü New Yorkluların lehine bir karar olarak değerlendirdi. Belediye Başkanı, şehir personelinin federal sınır dışı uygulamalarına yönlendirilmesine karşı çıktığını söyledi; yerel hizmetlerde polis, kamu güvenliği ve belediye kaynaklarının mevcut düzenlemelere göre kullanılacağını bildirdi. Açıklamasındaki ICE politikalarına yönelik siyasi değerlendirmeler Mamdani’nin kendi görüşünü yansıtıyor.
Karar, federal hükümetin şehir yasalarını geçersiz kılma talebiyle açtığı davanın ilk derece mahkemesindeki sonucunu oluşturuyor. Dosyanın 25. sayfasında davanın kapatılması emredildi. Reuters kararın açıklandığı gün Adalet Bakanlığından görüş istediğini, kurumun o sırada yanıt vermediğini bildirdi. Olası bir temyiz başvurusu, üst mahkemenin dosyasında ayrıca izlenecek.
ABD’de ICE ile ilgili diğer yargı ve uygulama dosyaları
Göçmenlik uygulamalarına ilişkin başka uyuşmazlıklar da mahkemelerde bulunuyor. ICE’nin serbest bırakılan göçmenlere pasaport ve çalışma izni belgelerini iade etmediği iddialarına ilişkin dava 13 Ekim’de Washington’da açıldı. Havalimanlarında TSA ile ICE arasındaki bilgi paylaşımına dair haber iç hat yolcularının gözaltına alındığı ayrı uygulamaları inceliyor. 75 ülkelik göçmen vizesi askısına karşı New York’ta verilen karar ise ABD’nin dış temsilciliklerindeki vize işlemlerine ilişkin başka bir dosya.
Kaynaklar
- New York Doğu Bölgesi Federal Mahkemesi – United States v. City of New York, karar 79, 15 Ekim 2026
- Reuters – New York sanctuary yasalarına karşı federal davanın reddi, 15 Ekim 2026
- Gothamist – Brooklyn federal mahkemesinin New York kararı, 15 Ekim 2026
- New York Belediye Başkanlığı – Mamdani’nin mahkeme kararı açıklaması, 15 Ekim 2026
- New York Belediye Başkanlığı – Yürütme Emri 13, 6 Şubat 2026
- New York Belediye Başkanlığı – Executive Order 13 denetim raporu, 2026
- New York Şehir Meclisi – 515 sayılı kanun teklifi, 29 Ocak 2026
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
Güneş ışığını azaltma çalışmaları yeni çatışma alanı olabilirHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…