RUSI araştırması: Türkiye ve Katar çatışma bölgelerinde iki farklı model uyguluyor
Türkiye ve Katar, RUSI’nin 29 Ekim’de yayımladığı araştırmada çatışma bölgelerindeki iki farklı istikrar yaklaşımıyla karşılaştırıldı. Somali, Libya ve Suriye örnekleri incelendi.

Türkiye ve Katar’ın çatışma bölgelerinde uyguladığı farklı yöntemler, İngiltere merkezli Royal United Services Institute’un (RUSI) 29 Ekim 2026’da yayımladığı yeni araştırmada Katar’ın çatışma bölgelerindeki faaliyetleriyle karşılaştırıldı. Antonio Giustozzi ve Sultan Barakat’ın kaleme aldığı Contemporary Stabilisation: New Realities, New Approaches başlıklı çalışmada Türkiye’nin Somali ile Libya’da, ayrıca Suriye’de askerî eğitim ile devlet kurumlarına desteği ekonomik ilişkilerle birleştirdiği anlatıldı. Yazarlar, Katar’ın arabuluculuk ve insani yardım üzerinden kurduğu ilişkilere ayrı bir bölüm ayırdı.
RUSI araştırmacıları, savaş veya siyasi parçalanma yaşamış ülkelerde güvenliğin sağlanması ile kamu yönetiminin güçlendirilmesini birlikte ele alıyor. Araştırma, iki ülkenin yerel aktörlerle temas kurma biçimlerini, Batılı ortakların kullandığı uzun süreli programlarla karşılaştırıyor. İki ülkenin daha yüksek siyasi ve operasyonel risk üstlenebilmesini, geleneksel programların erişmekte zorlandığı alanlarda faaliyet göstermelerinin gerekçeleri arasında sayıyor.
Türkiye ve Katar RUSI araştırmasında nasıl anlatıldı?
Giustozzi ve Barakat’a göre Ankara’nın yaklaşımında devlet kurumlarıyla doğrudan ilişki belirleyici. Güvenlik birimlerinin eğitimi ve askerî işbirliği, ulaştırma altyapısına ve ticarete yönelik faaliyetlerle eş zamanlı ilerliyor. RUSI metni bu yöntemi devlet merkezli bir istikrar yaklaşımı olarak tanımlıyor. Araştırmanın karşılaştırdığı faaliyetler, çatışma sonrasında devlet otoritesinin ve temel hizmetlerin nasıl yeniden kurulacağı sorusuyla bağlantılı.
Somali örneği, askerî eğitimin kamu hizmetleri ve yatırım ilişkileriyle birlikte yürütülmesini gösteren başlıca dosyalardan biri. Somali’nin resmî haber ajansı SONNA’nın 27 Ocak 2026 tarihli haberinde iki ülkenin liman altyapısı ve deniz taşımacılığı işbirliğini genişletmek üzere görüşmeler yaptığı bildirildi. Görüşmelere Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı heyeti katıldı; Somali tarafı liman hizmetlerindeki teknik işbirliğini gündeme aldı.
Bu ülkedeki askerî varlığın hukuki ve siyasi devamlılığı da bu tablonun bir parçası. Hiiraan Online’ın 22 Temmuz 2026 tarihli haberine göre TBMM, Somali’deki Türk askerî görevinin süresini Temmuz 2028’e kadar uzattı. Görevin açıklanan amacı Somali’nin terörizmle ve denizlerdeki kaçakçılıkla mücadele kapasitesine destek vermek. Ülkedeki farklı güvenlik ve altyapı faaliyetleri, RUSI’nin birden çok alana yayılan işbirliği tarifiyle örtüşüyor.
Somali, Libya ve Suriye'de hangi farklı uygulamalar var?
Libya’da güvenlik kurumlarının bölünmüş yapısı işbirliğinin biçimini etkiliyor. Defense News’in 22 Mayıs tarihli haberinde Libya ve Suriye’den askerî birliklerin Türkiye’de düzenlenen EFES-2026 tatbikatına katıldığı aktarıldı. Tatbikatın son aşaması İzmir’de yapıldı. Libya açısından askerî personelin eğitim faaliyetleri, batıdaki Trablus yönetimi ile doğudaki rakip yapıların ayrı güvenlik kurumlarıyla faaliyet göstermeyi sürdürdüğü bir ortamda gerçekleşti.
Libya’da Türkiye’nin yöntemi aynı zamanda rakip kurumlarla temas kurulması tartışmasının içinde bulunuyor. Transit Haber’in daha önce yayımladığı Libya’da Türkiye’nin askerî ve siyasi temaslarını ele alan analizde Ankara’nın doğu ve batı Libya’daki aktörlerle ilişkileri işlenmişti. RUSI’nin yeni metni, bu temasları daha geniş bir güvenlik ve yeniden yapılanma yaklaşımının parçası olarak karşılaştırıyor.
Suriye örneği, Türkiye’nin güvenlik desteğinin ülkenin iç siyasi dengeleriyle karşılaştığı alanları ortaya koyuyor. Birleşik Krallık Avam Kamarası Kütüphanesinin Eylül 2026 araştırmasına göre Ankara, Şam’daki geçiş yönetimine güvenlik eğitimi ve ekonomik destek sundu; Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt güçlerinin merkezî devlet yapısına katılımı ise tartışma konusu olarak kaldı. Suriye’de güvenlik kurumlarının bütünleşmesi siyasi müzakerelerin gündeminde.
Suriye’deki gelişmeleri inceleyen bağımsız akademik araştırma da Ankara’nın etkisinin sınırlarını ele alıyor. Middle East Policy dergisinin 2026 tarihli çalışmasında Türkiye’nin askerî ve diplomatik ağırlığına rağmen Kürt güçlerinin yeni orduya hangi biçimde katılacağını tek başına belirleyemediği değerlendirildi. Araştırmacı, ABD’nin güvenlik ve mali araçlarının Şam’ın kararlarında rol oynamayı sürdürdüğünü yazdı.
Katar'ın arabuluculuk yaklaşımı Türkiye'den nasıl ayrılıyor?
Araştırmacıların Katar bölümünde diplomatik erişim ve insani yardım iki temel araç olarak tanımlanıyor. Doha’nın karşıt aktörler arasında iletişim kanalı açabilmesi, araştırmada bu yaklaşımın belirgin özelliği olarak ele alınıyor. Giustozzi ve Barakat, Katar’ın arabuluculuğu güvenlik kurumlarına doğrudan personel yetiştirmekten farklı bir araç olarak kullanmasını karşılaştırmanın merkezine yerleştiriyor.
Ankara’nın uygulaması ise doğrudan kurum inşasına daha fazla kaynak ve personel ayırıyor. Araştırmacılar Türkiye ve Katar arasındaki farkı sabit bir görev paylaşımı olarak sunmuyor; her çatışma sahasında tarafların ilişkilerinin ve siyasi teşviklerinin değiştiğini aktarıyor. Katar’ın diplomatik erişimiyle Ankara’nın askerî eğitim kapasitesinin belirli koşullarda tamamlayıcı olabileceğini düşünüyorlar.
İki ülkeyi karşılaştıran RUSI projesi, geleneksel Batılı güvenlik ve kalkınma programlarına yeni ortakların nasıl katılabileceğini araştırıyor. Kurumun proje açıklamasında Türkiye ile Katar’ın çatışma arabuluculuğu ve güvenlik sektörü yönetimindeki rollerinin incelendiği açıklanıyor. Projenin Birleşik Krallık Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanlığınca finanse edildiği de aynı sayfada yazılı.
RUSI Batılı ülkelerle hangi işbirliğini öneriyor?
Giustozzi ve Barakat, Türkiye ve Katar için işbirliği önerilerinde, Batılı kurumların Türkiye ve Katar’la her ülkede aynı biçimde çalışması yerine sahaya göre ortaklık kurulmasını öneriyor. RUSI’nin 29 Ekim’de yayımladığı öneriler arasında yerel aktörlere erişim sağlayan ortaklarla seçici işbirliği, güvenlik yardımı ile kurumsal denetim kapasitesinin birleştirilmesi ve faaliyetlerin uzun vadeli finansmanının başlangıçtan itibaren değerlendirilmesi bulunuyor. Araştırmada şeffaflık ve hesap verebilirlik ayrı sorun başlıkları. Özellikle özel yüklenicilerin, gayriresmî ilişkilerin veya siyasi bağlantıları bulunan yardım kanallarının kullanıldığı modellerde denetimin güçlendirilmesi isteniyor. Yazarlar, bölgesel rekabetin ve değişen siyasi önceliklerin uzun dönemli programlara etkisinin de daha başlangıçta hesaba katılmasını savunuyor.
Somali’deki güvenlik işbirliğinin Kızıldeniz’deki diplomasiyle ilişkisi de gündeme geliyor. Transit Haber’in Kızıldeniz güvenliğinde dört ülkenin ortak tutumunu anlatan haberinde Ankara’nın Somali ile kurduğu ilişkilerin bölgesel deniz politikasıyla bağlantısı ele alınmıştı. RUSI çalışmasının ölçeği ise bu tek bölgesel başlığın ötesinde güvenlik ve kalkınma araçlarının birlikte kullanılmasına uzanıyor. Çatışmaların sürdüğü ülkelerde devletin hangi kurumlarla çalıştığı ve yerel aktörlerin karar süreçlerine katılımı, araştırmanın değerlendirdiği temel unsurlar arasında. Türkiye ve Katar hakkındaki değerlendirmede araştırmacıların vurguladığı sınırlar, bu ilişkilerin sürdürülebilirliği ve denetlenmesine ilişkin sorularla bağlantılı. Transit Haber’in Chatham House’un Somali değerlendirmesini ele aldığı haber de bölgedeki farklı aktörlerin aynı güvenlik ortamına ilişkin ayrı yaklaşımlarını aktarıyor.
Kaynaklar
RUSI — Contemporary Stabilisation and Security proje açıklaması
Birleşik Krallık Avam Kamarası Kütüphanesi — Syria in 2026: How are the UK and others engaging?
Defense News — Libya and Syria join Turkey’s EFES-2026 exercise
Somali National News Agency (SONNA) — Türkiye–Somali liman ve deniz taşımacılığı görüşmesi
Hiiraan Online — Türkiye’nin Somali görev süresinin uzatılması
Middle East Policy — US Influence in Post-Assad Syria and the Limits of Turkey’s Leverage
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
İsrailli araştırmacı Mekke Anlaşması’nı sorguladı: Türkiye ve Katar örneğini verdiHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…