BM raporunda ABD’ye suçlama: İki saldırıda savaş suçu için‘makul gerekçe’ bulundu

ABD savaş suçu bulgusu BM’nin İran Araştırma Misyonundan geldi. Misyon, Minab’daki okul ve Lamerd’deki spor kompleksi saldırılarında ABD sorumluluğuna ve savaş suçu işlendiğine inanmak için makul gerekçeler bulunduğunu açıkladı; Washington bulgulara itiraz etti.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından görevlendirilen İran Bağımsız Uluslararası Araştırma Misyonu, ABD güçlerinin 28 Şubat 2026’da İran’da düzenlenen iki saldırıdan sorumlu olduğuna ve saldırıların savaş suçu oluşturduğuna inanmak için makul gerekçeler bulunduğunu açıkladı. BM İnsan Hakları Ofisinin 17 Eylül tarihli açıklamasına göre Minab’daki Şecere-i Tayyibe İlkokuluna ve Lamerd’deki spor kompleksine yönelik saldırılarda en az 178 sivil öldü. Misyon, iki saldırıyı ayrım gözetmeyen saldırı olarak değerlendirdi.

Misyonun İnsan Hakları Konseyine sunulan raporu, ABD İran savaş suçu değerlendirmesini bir mahkeme kararı olarak değil, deliller üzerinden ulaşılan bir soruşturma bulgusu olarak kuruyor. Araştırma misyonu ceza davası açma veya mahkûmiyet kararı verme yetkisine sahip değil. Misyon, topladığı malzemenin ulusal mahkemelerde veya uluslararası yargı süreçlerinde daha sonra kullanılabilecek delil ve inceleme materyaline dönüşebileceğini kayda geçiriyor.

BM misyonu ABD için ne buldu?

BM uzmanları, ABD’nin Minab ve Lamerd saldırılarında sivilleri ve sivil yapıları koruma yükümlülüğünü ihlal ettiğini değerlendirdi. Raporda, hedef doğrulama sürecinin yeterli olmadığı ve saldırıların siviller açısından öngörülebilir risk taşıdığı sonucuna varıldı. Hukuki eşik ‘makul gerekçeler’ olarak ifade edildi; bu, bağımsız araştırma misyonunun mevcut delillerin savaş suçu bulgusunu desteklediği kanaatine vardığını gösteren soruşturma standardı.

Minab'daki okul saldırısında ne oldu?

28 Şubat’ta Hürmüzgan eyaletindeki Minab kentinde bulunan Şecere-i Tayyibe İlkokulu vuruldu. BM açıklamasına göre saldırıda 150’den fazla kişi öldü; ölenlerin yaklaşık 120’si çocuktu. Misyon okulun açık biçimde sivil nitelikte olduğunu, askerî amaçla kullanıldığına dair kanıt bulamadığını ve hedef veri tabanındaki bilgilerin güncellenmemesinin sıradan bir ihmalin ötesine geçtiğini belirtti. Okulun yakınındaki askerî tesis, misyonun değerlendirmesinde hedef doğrulama yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir unsur sayılmadı; araştırmacılar sivil yapının niteliğinin ayrıca doğrulanması gerektiğini vurguladı.

Reuters’ın rapora ve ABD makamlarının yanıtlarına dayanan haberine göre uzmanlar, okulun Devrim Muhafızlarına ait bir deniz kompleksinin yanında bulunmasının binayı askerî hedef haline getirmediği sonucuna ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump haziran ayında okulun bilerek hedef alınmadığını söylemişti. Pentagon ise kendi soruşturmasının sürdüğünü ve henüz açıklanacak bir sonuç bulunmadığını bildirdi.

Lamerd saldırısında BM ile CENTCOM neden karşı karşıya geldi?

Misyon, Fars eyaletindeki Lamerd kentinde bir spor kompleksi ve çevresindeki konut alanına yönelik saldırı için de savaş suçu değerlendirmesi yaptı. BM açıklamasında saldırıda 22 sivilin öldüğü ve hassas vuruş füzelerinden saçılan tungsten parçalarının sivil alana yayıldığı belirtildi. Buna karşılık ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı 31 Mart’taki resmî açıklamasında ABD güçlerinin 28 Şubat’ta Lamerd’e veya kentin 30 mil çevresine saldırı düzenlemediğini savundu ve görüntülerdeki mühimmatın Amerikan PrSM füzesi olmadığını ileri sürdü.

BM misyonunun son raporu ile CENTCOM’un mart ayındaki açıklaması açık biçimde çelişiyor. Misyon, topladığı görüntüler, silah analizi ve diğer deliller üzerinden ABD sorumluluğuna ilişkin makul gerekçeler bulunduğunu kayda geçirdi. CENTCOM ise Lamerd saldırısındaki sorumluluğu reddetmeye devam ediyor. Raporda yer alan bulgu, bu resmî inkârı ortadan kaldıran bağlayıcı bir yargı kararı niteliğinde değil.

ABD rapora nasıl yanıt verdi?

Reuters’a konuşan Pentagon, soruşturmasının sürdüğünü ve o aşamada yeni bir açıklama yapmayacağını bildirdi. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise BM İnsan Hakları Konseyini eleştirdi ve mevcut savaşta savaş suçu işleyen tarafın İran olduğunu savundu. ABD makamları askerî operasyonların silahlı çatışma hukukuna uygun yürütüldüğünü daha önce de açıklamıştı.

Washington’ın itirazı özellikle Lamerd dosyasında somut bir teknik karşı iddia içeriyor. Minab dosyasında ise ABD’nin kendi askerî soruşturması henüz kamuya açık nihai bulgu yayımlamadı. Transit Haber’in ABD-İran savaşındaki son saldırı dalgasını izleyen haberinde Washington’ın İran’daki hava savunma ve radar hedeflerine yönelik operasyonları ile Tahran’ın bölgesel karşı saldırıları aktarılmıştı.

Aynı rapor İran hakkında ne söylüyor?

Araştırma misyonu yalnız ABD saldırılarını incelemedi. Aynı rapor, İran makamlarının Aralık 2025’te başlayan hükümet karşıtı protestolar sırasında sivillere yönelik yaygın ve sistematik saldırılar yürüttüğü ve cinayet, işkence, keyfî gözaltı ile zorla kaybetme dahil bazı eylemlerin insanlığa karşı suç oluşturduğu sonucuna vardı. İran yönetimi protestolardaki şiddetin dış destekli gruplar ve terör eylemleriyle bağlantılı olduğunu savunuyor.

Misyon, İran’ın resmî olarak açıkladığı 3.038 ölüm ve 25 bin yaralı sayısını bağımsız biçimde doğrulayamadığını, gerçek sayının daha yüksek olabileceğini belirtti. İran’a ilişkin bu ayrı bulgu, ABD saldırıları hakkındaki savaş suçu değerlendirmesinden farklı olay ve sorumluluk zincirine dayanıyor. Transit Haber’in İran’a yönelik yeni ABD yaptırım kampanyasını ele alan dosyasında da savaşın ekonomik ve diplomatik boyutu Türkiye bağlantısıyla incelenmişti.

BM misyonunun bulgusu mahkeme kararı mı?

Hayır. BM araştırma misyonları delil toplar ve uluslararası hukuk açısından bulgu yayımlar; sanık yargılamaz veya ceza vermez. ‘Makul gerekçeler’ ifadesi, bir ceza mahkemesinin kesin suçluluk hükmüyle aynı anlama gelmiyor.

Raporun İnsan Hakları Konseyinde görüşülmesi, üye devletlerin bulgulara siyasi ve diplomatik yanıt verme aşamasını açacak. Misyon hem ABD’ye hem İran’a ihlalleri sona erdirme, mağdurlara tazminat sağlama ve tekrarını önleyecek tedbirler alma çağrısı yaptı. Savaşın deniz trafiğine etkisi ayrı bir dosya olarak sürüyor. Transit Haber’in Hürmüz Boğazı geçiş koşullarını izleyen haberinde gemi trafiği ile diplomatik koridor görüşmelerinin son durumu bulunuyor.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş