İran savaşının faturası Avrupa ve Güney Asya’ya uzandı: Belhaj’ın analizi
İran savaşı ekonomik etkileri, Ferid Belhaj’ın Middle East Institute’ta yayımlanan araştırmasında enerji fiyatlarından gıda ve kamu bütçelerine uzanan başlıklarla ele alındı.

İran savaşı ekonomik etkileri üzerine çalışan Ferid Belhaj, 30 Ekim 2026’da Middle East Institute (MEI) tarafından yayımlanan araştırmasında çatışmanın maliyetinin Körfez’in çok ötesine uzandığını değerlendirdi. Policy Center for the New South’un bir gün önce yayımladığı çalışmada Belhaj, enerji piyasalarındaki kesintilerin Güney Asya’dan Afrika ve Avrupa’ya uzanan ticareti, kamu maliyesini ve hane halkı harcamalarını etkilediğini yazdı. Analizin temel konusu, savaşın ekonomik yükünün ülkeler arasında farklı biçimlerde dağılması.
Belhaj’ın Middle East Institute’ta yayımlanan yazısında petrol ve doğal gaz ihracatçılarının yüksek enerji fiyatlarından her koşulda kazançlı çıkmadığı vurgulanıyor. Sevkiyat kanallarının kapanması ve rafinerilerdeki aksama bazı üreticilerin satış yapma kapasitesini sınırlandırıyor. Yazar, enerji ithal eden ülkelerde ise pahalılaşan yakıtın kamu bütçesine ve tüketici fiyatlarına yansıdığını değerlendiriyor. Sonuçlar, ülkelerin üretim kapasitesine ve ticaret altyapısına erişimine göre farklılaşıyor.
İran savaşı Hürmüz’de enerji piyasasını nasıl etkiledi?
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki petrol ve gaz sevkiyatının dünya pazarlarına açıldığı başlıca deniz geçitlerinden biri. Savaş sırasında tanker hareketlerindeki azalma, petrolün üretildiği yerden müşteriye taşınmasını güçleştirdi. Belhaj, sevkiyat kesintilerinin enerji fiyatlarıyla birlikte sigorta primleriyle navlun maliyetlerini ve ticari tedarik giderlerini etkilediğini aktardı. Gıda üretimi ve taşımacılığı da bu maliyetlerden etkilenen faaliyetler arasında bulunuyor.
Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Ekim 2026 Petrol Piyasası Raporu, Hürmüz’den petrol akışının Eylül ayında günlük 10,9 milyon varile yükseldiğini kaydetti. Eylül boyunca Körfez’den ham petrol ihracatı günlük 13,9 milyon varile ulaştı. Buna karşılık rafine ürün ve sıvılaştırılmış petrol gazı sevkiyatı savaş öncesindeki hacimlerinin yarısının altında kaldı. IEA, Brent vadeli işlemlerinin eylül başından itibaren yüzde 13 artışla varil başına yaklaşık 107 dolara yükseldiğini de bildirdi.
IEA verileri ham petrol ve rafine yakıt piyasalarının farklı hızlarda toparlandığını ortaya koyuyor. Ekim raporunda dizel arzındaki daralmaya ayrıca yer veriliyor. Akaryakıt ve taşımacılık maliyetlerindeki yükselişin tüketici fiyatları üzerinde yarattığı baskı, Belhaj’ın ithalatçı ülkeler bakımından ele aldığı başlıklardan biri. Ajans, petrol piyasasının 2026 sonuna kadar açık vermesini bekliyor.
Petrol ihraç eden Körfez ülkeleri neden aynı durumda değil?
Belhaj’ın değerlendirmesinde enerji ihracatçısı ülkeler, yüksek fiyatlarla birlikte azalan sevkiyat imkânları nedeniyle farklı maliyetler taşıyor. Liman ve boru hattı bağlantıları bulunan üreticiler ihracatlarının bir bölümünü sürdürebilirken, Hürmüz geçişine daha bağımlı ekonomilerde arz kesintileri belirginleşti. Çatışma sırasında hasar gören enerji tesisleri ve ticaret güzergâhları da ekonomik faaliyetler üzerinde etkili oldu.
International Institute for Strategic Studies’in (IISS) 30 Ekim tarihli Körfez incelemesine göre Umman, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Hürmüz’e kısmen bağımlı oldukları için ihracatın bir bölümünü alternatif hatlardan sürdürebildi. Katar ile Bahreyn ve Kuveyt için boğazın açık kalması çok daha belirleyici. IISS, stratejik stokların kullanımı ve Körfez dışındaki üreticilerin arz artırmasının petrol piyasasındaki darbenin bir bölümünü hafiflettiğini belirtti.
Güney Asya ve Avrupa’da hangi ekonomik baskılar öne çıkıyor?
İran savaşı nedeniyle enerji ithalatına bağımlı ülkeler açısından artan petrol fiyatları döviz ihtiyacını büyütüyor. Akaryakıt sübvansiyonu uygulayan hükümetler daha yüksek bütçe giderleriyle karşılaşabiliyor; fiyat artışlarını tüketiciye yansıtan ülkelerde ulaşım ve üretim maliyetleri yükseliyor. Belhaj, bu etkilerin özellikle mali hareket alanı dar olan ülkelerin bütçelerinde daha ağır hissedildiğini değerlendiriyor. Güney Asya’nın ithalat maliyetlerine ilişkin bölümünde enerjiye bağımlılık ve kırılgan mali dengeler öne çıkıyor.
Uluslararası Para Fonunun (IMF) Ekim 2026 Dünya Ekonomik Görünümü, küresel büyümeyi 2026 için yüzde 3,1, 2027 için yüzde 3,4 olarak tahmin ediyor. IMF, küresel manşet enflasyonun 2026’da yüzde 4,7’ye çıkmasını bekliyor. Raporda özellikle enerji ithal eden ekonomilerin zorlu koşullarla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor. Bu tahminler 1 Ekim’e kadar elde edilen verilere dayanıyor.
İran savaşı ile yükselen enerji fiyatlarının incelendiği Dünya Bankasının 21 Ekim tarihli Güney Asya değerlendirmesi, bölgenin enerji ithalatına yüksek bağımlılığını ve Hürmüz üzerinden gelen sevkiyatların önemini vurguluyor. Bankanın incelemesinde savaşın yükselttiği enerji fiyatları, bölgesel büyüme açısından temel baskı unsurlarından biri olarak yer alıyor. Avrupa bakımından ise pahalı yakıt ve sanayi üretimindeki maliyet artışı tartışmanın öne çıkan bölümlerini oluşturuyor.
Ferid Belhaj savaşın siyasi maliyetleri hakkında ne yazdı?
Belhaj, ekonomik hasarın ardından güvenlik düzenlemelerine duyulan güvenin de aşındığını savundu. Yazara göre Körfez ülkelerinin yatırım ve ticarete dayalı ekonomik modelleri, uzun süreli sevkiyat sorunları karşısında yeni risklerle karşılaştı. ABD’nin bölgedeki güvenlik taahhütleri ile çatışmanın ticari sonuçlarını yönetme kapasitesi de araştırmanın siyasi değerlendirmeleri arasında bulunuyor.
Analizde Çin’in stratejik petrol rezervlerinin kesintilere karşı sağladığı hareket alanından söz ediliyor. Belhaj, ABD ekonomisinin toplam düzeyde bazı ülkelere göre daha korunaklı kaldığını, buna rağmen ABD’li tüketicilerin yüksek fiyatlardan etkilendiğini yazdı. Yazarın görüşüne göre savaş sona erse bile ticaret yollarının güvenliğine ve bölgesel güvenlik düzenine duyulan güvenin yeniden kurulması zaman alabilir.
Türkiye açısından hangi veriler izleniyor?
İran savaşı sonrasında Türkiye bakımından petrol ve rafine yakıt fiyatları, enerji ithalat maliyetleri ile taşımacılık giderlerini etkileyen başlıca göstergeler arasında. IEA’nın petrol piyasası verileri uluslararası fiyat ve arz koşullarını ortaya koyarken IMF raporu enerji ithalatçısı ekonomilerdeki genel baskıyı inceliyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve TÜİK tarafından yayımlanan dış ticaret ile fiyat göstergeleri, uluslararası enerji fiyatı hareketlerinin ülke ekonomisindeki yansımalarını ölçmek için başvurulan resmî veri kaynaklarıdır.
Kaynaklar
Ferid Belhaj — The Multiple Costs of the US–Iran War, Policy Center for the New South, 29 Ekim 2026; Middle East Institute, 30 Ekim 2026
Uluslararası Enerji Ajansı — Oil Market Report, Ekim 2026
Uluslararası Para Fonu — World Economic Outlook, Ekim 2026
Dünya Bankası — South Asia Economic Update, Ekim 2026
IISS — The Economic Impact of the Iran War on the Gulf States, 30 Ekim 2026
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
Urda tren kazasından 23 dakika önce dört teknik arıza kaydedilmişHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…